Davacının zimmet suçundan yargılandığı ceza dosyasında, kooperatifte yöneticilik yaptığı dönemde kooperatif kayıtlarına işlenmediği anlaşılan 23.200,00 TL 'nin zimmete geçirildiği gerekçesiyle cezalandırıldığı, ceza mahkemesi kararının kesinleştiği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafın huzur haklarından dolayı davalı kooperatiften huzur hakkı alacağının mevcut olmadığı aksine kooperatifler Kanunu 42.ve 56.maddeleri gereğince Kooperatif Ana Sözleşmesinin 23. ve 49.maddelerindeki açık hükümlere rağmen genel kurul kararına dayanmaksızın toplam 4.808,33-TL yersiz ücret aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği-
Kooperatif üyelik tespiti istemi-
Uyuşmazlık, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir...
İhyası için dava açılan yapı kooperatifinin genel kurulunun toplanarak tasfiye kararı alması ve tasfiye sonucu bilançosunun onaylanmasından sonra terkinine karar verildiği, bu nedenle bu tip durumlarda davada husumetin Ticaret Sicil Müdürlüğü ile tasfiye memuruna yöneltilmesi gerektiği, tüzel kişiliği ticaret sicilden terkin ile sona eren şirketlere (işbu davada yapı kooperatifine) husumet yöneltilemeyeceği, ilk derece mahkemesince bu hususun dava şartı olması nedeniyle resen göz önüne alınması gerektiği halde ve davaya konu olaya ilişkin dava dilekçesinde davalılar kısmında açıkça, ihyası istenen ilgili yapı kooperatifine de davalı olarak husumet yöneltildiği, mahkeme karar gerekçesinde de ihyası istenen kooperatifin davalı olarak gösterildiğinin kabul edildiği, ihyası istenen işbu yapı kooperatifi hakkında açılmış ihya davasının pasif husumet yokluğundan usulden reddi gerektiği
Yönetim kurulunun dava konusu işlemle ilgili muvafakatname düzenleme yetkisi olmadığından kararın mutlak butlanla batıl olduğunu, yokluğun tespitinin hak düşürücü süre ve zaman aşımı olmadan her zaman istenebileceğinden davacının 10 yıl sonra da açılabileceğini, bu karar doğrultusunda tesis edilen işlemlerin aleyhine maddi ve manevi olarak çok fazla zarar verdiğini, zararı ispat etme zorunluluğunun da bulunmadığını, yetkisiz kurulun verdiği yok olan bir karar üzerine yapılan işlemlerin de iptali gerektiği
ihraç kararının iptaline yönelik dava açıp açmadıklarına ilişkin beyanda bulunmak üzere verilen kesin sürede davacı tarafça beyanda bulunulmadığı, davacı vekilinin son celse ihraç kararının iptaline ilişkin dava açılmadığını beyan ettiği, ihraç kararının 19.11.2014 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde ihraç kararına karşı iptal davası açılmayarak ihraç kararının kesinleştiği ve davacının kooperatif üyeliğinin sona erdiği, kooperatif ortaklığından çıkartılmış olan davacının artık kooperatife ait taşınmazı adına kayıt ve tescil isteyemeyeceği
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasında
6. HD. 28.09.2022 T. E: 2021/4601, K: 4408
Her iki davada verilecek hükümlerin birbirini etkileyecek nitelikte olduğu anlaşıldığından aralarında bağlantı bulunan her iki davanın birleştirilerek görülmesi gerektiği-
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı kooperatif ile davalı Okal İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin, 21.10.1997 tarihli fesihname ile davacı tarafından davalı Okal İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti’ye gönderilen ve 01.08.1996 ve 01.04.1997 tarihli ek sözleşmelerin feshedildiğine ilişkin 23.06.1999 tarihli ihtarname dikkâte alındığında, tarafların iradesinin sözleşmenin geriye etkili fesih yönünde olup olmadığı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre mahkemece asıl sözleşme ve ek sözleşmeler uyarınca davacının tapu iptali ve tescil talebi yönünden işin esasının incelenmesinin gerekip gerekmediği-