Projesinde, "konkordatodan etkilenen adi alacaklıların, adi alacaklarının ana para kısmı hariç faiz ve diğer bütün ferilerinden feragat etmiş sayılmalarına" yer verilen konkordatonun 'tenzilat konkordatosu' örneği olduğu- İİK 308/c-III uyarınca, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacaklarının tasdik edilen konkordatodan etkilenmediği de dikkate alındığında, adi alacaklıların faiz gibi bir kısım alacaklarında tenzilat yapılması, tasdik edilen konkordato projesinde alacaklılar arasında eşitlik ilkesine aykırı bir durum oluşturmadığı- Talep eden şirketin faaliyetlerine, adi ve rehinli alacaklılarla yaptığı anlaşmalar uyarınca ödemelerine devam ettiği, kefil olduğu grup şirketlerinin de ayrıca konkordato talep ettiği, konkordato projelerinin tasdik edildiği, bu şirketlerin de ödemelerine devam ettiği anlaşılmakla, "tasdik edilen projenin eşitlik ilkesine aykırı olduğu" gerekçesiyle "konkordato tasdik talebinin reddiyle talep eden şirketin iflâsına karar verilmesinin" yerinde olmadığı-
Mühlet içerisinde düzenlenen komiser raporlarından ve tüm bilgi ve belgelerden davacıların ilk proje ve revize projelerine göre konkordatonun başarıya ulaşması ihtimalinin bulunduğunun somut verilere dayalı olarak ispatlanamadığı- İşletmelerin kar projeksiyonuna göre hedeflenen karın zamanla daha da düştüğü- Mühlet içerisinde davacılar her ne kadar bir kısım çekleri iade olarak almış olsalar da mali kayıtlarına göre ödeme kabiliyetlerinin giderek düştüğü, bu hale göre projenin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı- Davacıların, alacaklı ... Tekstil firmasının alacağının bir kısmını reddetteği, daha sonra yaklaşık 4.500.000,00 TL borcu proje dışında yaptıkları anlaşma ile kabul ettikleri, bu miktar alacak kabulünün diğer alacaklıların haklarını açıkça zarara uğratacak olduğu- Davacı borçluların konkordato komiserinin ve mahkemenin talimatlarına uymadığı-
Uyuşmazlık İİK’nın 285. ve devamı maddeleri çerçevesinde konkordatonun tasdiki talebine ilişkindir.
Oluşacak enflasyon riskine karşı alacaklıları koruyacak hiçbir öneri sunulmadığı, bu haliyle borçlu şirketin teklif ettiği tutarın kaynakları ile orantılı olması koşuluna aykırılık teşkil ettiği-
Konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Alacaklıların icra takiplerini ötelemek ve durdurmak için konkordato talebinde bulunduğu, davacı borca batık olmadığı ve doğrudan iflas sebepleri de bulunmadığı gerekçesiyle İİK'nun 308 inci maddesi gereğince konkordato isteminin reddine karar verileceği-
Uyuşmazlık, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.<br /> 
Konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkin davada, borçlu şirket tarafından, bankaya verilen müşteri çeklerinin, konkordato kapsamındaki kredi borçlarının teminatı olmak üzere, konkordato tasdik davasından ve geçici mühlet kararından önce bankaya teslim edilmiş olan çekler olduğu, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı istinaf dairesinin, bu çeklerin konkordato tasdik projesi kapsamında olmayan çekişmeli alacaklara ilişkin olduğuna dair gerekçesinin isabetsiz olduğu, her ne kadar, konkordato projesindeki ödeme planına uyulmamış ise de az yukarıda açıklandığı üzere, davacı bankanın, aynı alacak için dava tarihi itibariyle konkordato projesine göre yapacağı tahsilat 141.433,64 TL iken, bu alacağın teminatı olarak verilen müşteri çeklerini takibe koymak suretiyle yaptığı tahsilat toplamı 892.598,27 TL olduğu, söz konusu tahsilatın konkordato projesi kapsamında yapılmış ödeme sayılmamasının yasal bir dayanağının bulunmadığı, İİK 303. maddesi kapsamında 3. kişiden alacağını tahsil edebilme hakkına sahip davacının henüz tasfiye süreci tamamlanmadan eldeki davayı açmasının M.K. 2. maddesine de aykırı olduğu, ilk derece mahkemesince, bu husus gözetilerek, davacı banka yönünden konkordatonun feshi koşullarının oluşmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesinin gerektiği-
Dava konusu 2918 sayılı Kanun'un 18 ve 90. maddelerinden hareketle, değer kaybı, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık tazminatlarının belirlenme esaslarının düzenlendiği, zorunlu mali sorumluluk sigortasının zorunlu tutulmasının amacının motorlu taşıtın işletilmesinden kaynaklanan zararların tazmin edilmesini sağlamak olduğu, söz konusu tazminatların belirlenme esaslarının ise üçüncü kişilerin yaşam ve mülkiyet hakları kapsamındaki gerçek zararlarını karşılamaktan uzak olduğu, motorlu taşıtı işleten kişinin motorlu taşıt işletilmesinden kaynaklanan menfaatleri ile üçüncü kişilerin motorlu taşıt işletilmesi nedeniyle zarara uğramaları hâlinde bu zararlarının tazmin edilmesindeki menfaatleri arasında dengenin sağlanması gerektiği, hesaplanan değer kayıplarının, destek-ten yoksun kalma ve sürekli sakatlık tazminatlarının dava konusu kurallara göre hesaplanan değer kaybı, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık tazminatlarından yüksek bir miktara tekabül etmesi hâlinde üçüncü kişinin zararının, bu zararı teminat altına alması için öngörülmüş olan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında karşılanamaması söz konusu olduğundan bu durumun zarar gören kişi aleyhine sonuç doğuracağı, karayolu zorunlu trafik sigortasının öngörülmesinin temelinde yatan mağdurun gerçek zararının karşılanması amacıyla bağdaşmayacağı ve uyuşmazlığa konu olan kuralların devletin pozitif yükümlülüğüne uymadığı gerekçesiyle kuralın Anayasa’nın ilgili hükümlerine aykırı olduğunun isabetli görüldüğü-
6. HD. 20.12.2022 T. E: 4765, K: 5915
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • kayıt gösteriliyor