Şikayet ve istihkak davasının terditli olarak açılabileceği- Öncelikle alacaklının şikayet istemi hakkında bir karar verilerek sonuca bağlanması, şikayet kabul edilmediği takdirde terditli açılan davada istihkak davası hakkında bir karar verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlığın iş makinasının adına tespiti ve teslimi, mümkün olmadığında iş makinasının bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu- İş makinesinin adına tespiti ve tesliminin mümkün olmaması halinde iş makinesinin bedelinin tahsil istemine ilişkin açılan terditli davada mahkemece davacının taleplerinden birisi hakkında karar verilmesi gerekirken davacının her iki terditli talebi açısından davanın kabulüne karar verilmiş olmasının isabetli olmadığı-
Uyuşmazlığın taraflar arasında görülen kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali mümkün olmaması halinde çıkma payı alacağının tahsiline ilişkin olduğu - Davanın 26.09.2008 tarihinde açıldığı, davalı kooperatifin 19.10.2003 tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurul toplantısında davacının 7.587,00 TL çıkma payı alacağının bulunduğu, bu bedelin kendisine Aralık 2004 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, nitekim kooperatifin mevcudiyetinin tehlikeye düşeceği hallerde bu ertelemeyi yapmaya hakkının olduğunu, bu durumda zamanaşımının bu tarihte işlemeye başladığı, bu tarihten itibaren dava tarihine kadar zamanaşımı süresi dolmadığından bilirkişinin belirlediği bedel kadar çıkma payı alacağı talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
İncelenen tapu kayıtlarına göre taşınmazın kat irtifakı kurulurken bağımsız bölümlerin kat irtifakının arsa sahipleri üzerine çıkarıldığı, Dairemizce geri çevirme kararı ile istenen tapu kayıtlarına göre bir kısım tapu kayıtlarının dava dışı 3.kişilere kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar mahkemece inşaatın ortalama seviyesi kabul edilebilir seviyenin altında olduğu ve yüklenicinin bağımsız bölümlerin tapularını hak etmediği gerekçesiyle davacının tapu iptal tescil talebi reddedilmiş, bedel yönünden talebi kabul edilmiş ise de; taraflar arasında imzalanan sözleşmede aşamalı tapu devri şartı öngörüldüğünden mahkemece verilen karar yerinde görülmemiş olup, bu durumda Mahkemece kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki aşamalı devir maddesindeki şartlar gözetilerek yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile inşaatın fiziki durumunun tespitinin yaptırılması, tapuların tedavüllü kayıtları ve resmi satış senetleri de getirtilerek, devirlerin hangi tarihlerde ve hangi aşamalarda yapıldığının tespiti yaptırılarak, dava konusu bağımsız bölümün fiziki oran itibariyle yükleniciye devrinin gerekip gerekmediği saptanarak davacının tapu iptal ve tescil talebinin bu hususlara göre değerlendirilmesi gerekirken ret kararı verilmesinin doğru olmadığı-
Davacının 6100 sayılı HMK’nın 111. maddesine göre tapu iptal ve tescil istemi yönünden terditli dava açtığı, terditli istemlerde ilk talebin değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, inşaatın tamamlanarak iskan alındığı da dosya kapsamından anlaşıldığından, her ne kadar arsa sahiplerine verilecek daireler sözleşmeye göre belirlenmiş değil ise de, yüklenici elinde davacıya teslim edilebilecek daire var ise davacının daire veya bedelini istemek konusunda seçimlik hak kullanabileceğinin kabulünün gerektiği, davacıya bu hak tanınmadan tapu iptal ve tescil isteminin reddinin hatalı olduğu, ayrıca Sözleşmenin 2. maddesinde yer alan “arsa sahibi ............... varisleri 150 m² lik borçlarını m² si 100 Euro‘dan diğer bütün arsa sahipleri ile anlaşma yapıldıktan sonra ödeyeceklerdir” düzenlemesi gereği arsa sahiplerince ödenmesi kararlaştırılan 15.000,00 Euro’nun ödenmediği gerekçesi ile belirlenen daire bedelinden mahsup edilerek hüküm verilmiş ise de, dosya kapsamında mevcut ............. tarihli davalı ................. A.Ş. imzalı ve kaşeli tutanakta .............’ın vereceği 5.000,00 Euro’nun talep edilmeyeceği belirtilmesine rağmen bu miktarın da mahsup edilerek hüküm tesisinin hatalı olduğu-
Ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı pay oranının tapu iptali ve tescilinin mümkün olmaması halinde tazminat ve ecrimisil istemine ilişkin davada temyiz sınırının ve kanun yolunun açık olup olmadığının denetlenmesi bakımından mahkemece taşınmazın değerinin keşfen belirlenmesi, bundan sonra dava değerinin hesaplanması, bu değer üzerinden kanun yolu denetiminin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği-
Mahkemece öncelikle alacaklının şikayet istemi hakkında bir karar verilerek istemin sonuca bağlanması, şikayet kabul edilmediği takdirde terditli açılan davada istihkak davası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, şikayet talebi hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmeksizin istihkak davası ile ilgili olarak yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu-
Ticari nitelikli ayıplı araç satımından kaynaklı misliyle değişim ya da ayıp oranında bedel indirimi istemine ilişkin terditli davada, mahkemenin, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemeyeceği belirtilerek asli talebe öncelik verildiği, yani davanın asli talebe göre niteleneceğinin açık olduğu ve bu durumda Mahkemece davacının asli talebinin para alacağı olmadığı, bu talebin de arabuluculuk dava şartı olmadan incelenebileceği-
Dava dilekçesinde alacak miktarının ne olduğu hususunda herhangi bir açıklama yapılmadığı, dava açılırken gösterilen değerlerin ise alacak talebine ilişkin olmayıp tapu iptali ve tescil talebi yönünden harca esas değer olduğu anlaşılmakla mahkemece, davacı vekiline HMK 31. maddesi gereğince alacak talebi yönünden talep miktarlarını açıklamak ve harcını tamamlamak üzere süre ve imkan verilmesi gerektiği-
Terditli davalarda iddia edilen taleplerden biri veya birkaçının reddedilmiş olması, tüm kademeli talepler reddedilmedikçe karşı taraf lehine avukatlık ücreti takdirini gerektirmeyeceği-