Adli yardım talebini haklı gösterecek hiç bir bilgi ve belge sunulmadığından adli yardım talebinin makul ve inandırıcı olmadığı kanısına varılmakla, davalı vekilinin kanun yoluna ilişkin harç ve giderler bakımından adli yardım talebinin HMK’nın 337/2. maddesi uyarınca reddine karar verildiği-
Temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında temyiz incelemesi yapmakla görevli bulunan Yargıtay dairesinin karar vermesi gerektiği-
Davacı vekili tarafından yazılı beyanı ile adli yardım talebinde bulunulduğundan ve HMK'nın 336. maddesi gereğince yargılamanın her aşamasında talepte bulunabileceğinden mahkemece öncelikle davacının adli yardım talebi incelenerek olumlu veya olumsuz bir karar verildikten sonra uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekeceği-
Islah teminatının yatırılmasının istenmesi mahkeme veya yargı yerine başvurma hakları üzerinde orantısız bir kısıtlama olduğundan ıslah teminatı ile ilgili adli yardım talebinin kabul edilemeyerek ıslah yapılmamış sayılıp, davanın sonuçlandırılmasının, yargıya erişim engellenerek Avurupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 (1). fıkrasında ifadesini bulan adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu-
Boşanma davasında velayete ilişkin olarak, çocuğun idrak gücüne sahip olduğunun kabul edildiği durumlarda çocuğa adli merci önündeki kendilerini ilgilendiren davalarda kendi görüşünü ifade etmesine müsaade edilmesini ve yüksek çıkarına açıkça ters düşmediği takdirde, ifade ettiği görüşe gereken önemin verilmesi gerektiği; çocuğa görüşünü ifade etme olanağının tanınmaması ve velayetin düzenlenmesine esas olmak üzere herhangi bir uzman incelemesi de yaptırılmadan hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği -
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • kayıt gösteriliyor