Dosya kapsamından, adı geçen davacıya ilişkin vekaletname kesin süre içinde mahkemeye sunulmamış olmakla birlikte, mahkemece HMK'nin 77/1 maddesine uygun işlem yapılmadığı, ayrıca davanın adı geçen davacı asıl marifetiyle de devamı yönünde herhangi bir tebligat yapılmadığı anlaşıldığından, mahkemece adı geçen davacı yönünden davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiği-
Davacıların kanuni temsilcileri vasıtasıyla görevlendirilen vekilin, vekalet görevinin ergin olmaları nedeniyle sona erdiğinden haberdar edilmeleri; davayı bizzat takip yahut başka bir avukat görevlendirmek suretiyle mevcut usuli sorunu ortadan kaldırabilecekleri açıklanarak, bu yönlerden karar almalarına yetecek uygun bir süre verilerek ortaya çıkacak sonuç çerçevesinde işlem yapmak gerekeceği, ancak, yerel mahkemece davacılara tebligat çıkartılarak durumdan haberdar edilmeksizin ve davayı bizzat takip yahut başka bir avukat görevlendirmek suretiyle davaya devam edebilecekleri açıklanmaksızın yetkisiz hale gelen vekile bildirim ile yetinilerek, davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kabule göre, HMK'nun 77. maddesi gereğince hüküm sonucunun davanın açılmamış sayılması şeklinde oluşturulmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Kendilerine haciz ihbarnamesi tebliğ edilen şikayetçi 3. kişilerin vekili olduğundan bahisle 2. haciz ihbarnamesine itiraz eden avukat tarafından HMK. mad. 77/1 gereğince çıkarılan muhtıra ile verilen süre içerisinde vekaletname ibraz edilmediğinden, anılan avukatın bu haliyle işlem yapma olanağı bulunmamakta olup, itirazının yok hükmünde olduğu, şikayetçiler tarafından sonradan icazet verilmiş olmasının da itirazın geçerli sayılmasına sebep teşkil etmeyeceği-
Vekilin vekaletname sunmadan dava açtığının ve yargılama işlemlerini yürüttüğünün anlaşıldığı, mahkemece davacı vekiline vekaletnamesini sunması için HMK 77.maddesine göre kesin süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Dosya içerisinde husumete izne ilişkin kararın olmadığı görüldüğünden, öncelikle vasinin, vesayet makamından eldeki tazminat davası yönünden husumet izni kararını almasına imkân verilmesi gerektiği-
Davacı alacaklı vekili, özel vekaletnameye dayanarak dava açmış olup davacı alacaklı vekilinin yeni vekaletname ibraz etmesi için davacı alacaklı vekiline ve davacı alacaklı asile gönderilen muhtıra ile eksikliğin giderilmesi için 7 günlük kesin süre verilmiş ancak verilen sürede eksikliğin giderilmediği anlaşıldığından, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için kararın bozulması gerektiği-
Usul hukukunda yer almamakla birlikte, uygulamada tefhimden sonra temyiz süre tutum dilekçesi veya kararın tebliğinden sonra gerekçeli temyiz dilekçesi sunmak suretiyle kararın temyiz edildiği hallerde kararın gerekçesini dikkate alarak yeni temyiz gerekçelerine dayanılması mümkün olduğundan gerekçeli kararın bu hallerde de taraflara tebliği gerektiği-  Temyiz dilekçesinin hüküm veren mahkeme aracılığı ile karşı tarafa tebliğ edilmesi ve karşı tarafa temyiz dilekçesine karşı cevap verme ve karşı temyiz isteminde bulunma hakkının tanınması gerektiği- Direnme kararı ile temyiz eden davacı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinin de, tasfiye komisyonu memurlarına tebliğ edilmesi gerektiği-
Mahkemece, itiraz dilekçesi ekindeki vekaletnamede yer alan T.C. Kimlik Numarası üzerinden araştırma yapılması ve sonuç alınamaması halinde borçlu (asile) tebligat gönderilerek verilecek kesin süre içerisinde yapılan işlemlere icazeti olup olmadığının bildirilmesinin istenilmesi, icazetinin olduğunun bildirilmemesi halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 77/1. maddesi kapsamında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Dava açıldığı tarihte ölü olduğu anlaşılan kişi yönünden HMK. mad. 114/d uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddine; dava açılırken ve yargılama aşamasında vekaletnamesi sunulmayan davacı yönünden ise HMK. mad. 77/1 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği-
Davalı borçlu 02.12.2015 tarihli mazeret dilekçesi ile; avukat tutmak üzere değil, avukatının il dışında olduğundan bahisle avukatıyla görüşmek suretiyle savunmasını bildirmek veya avukatı aracılığıyla savunmasını yapmak üzere süre istediği, mahkemece HMK'nun 27. maddesindeki hukuki savunma hakkı kapsamında savunma ve delillerini bildirmek üzere süre ve imkan vermek gerekirken yanlış gerekçe ile savunma hakkını kısıtlar şekilde esastan karar verilmesinin doğru olmadığı-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • kayıt gösteriliyor