Davacı asılın, vekilini azletmesi sonrasındaki iki hafta içerisinde davayı takip ettiğine dair dosyaya bildirimde bulunmadığı gibi aynı süre içinde başka bir vekil de görevlendirmediği- Vekilini azleden asılın davasını bizzat veya tayin edeceği bir vekil aracılığıyla takip etmesinin kendisine ait bir yükümlülük olduğu, vekilin azli, vekâlet verenin iradesi ile gerçekleşen bir durum olduğundan, vekilini azleden davacı asılın duruşma (oturum) gününü öğrenip, o gün duruşmaya gelmesi ya da başka bir vekil görevlendirmesi gerektiği- Azil hâlinde duruşma gününün davacı asıla tebliği gerekmediği gibi dosyanın akıbetini öğrenme ve davasını takip etmesini gerektirir yeterli süre geçmesine rağmen davacı asılın duruşmaya katılmadığı, yerine vekil de tayin etmediği dikkate alındığında "davanın açılmamış sayılması" yönünde verilen kararın yerinde olduğu- "Davacı vekilinin vekillikten azledildiğine ve tebliğlerin asıla çıkarılmasına dair dilekçesi ile azil işlemini yapan davacının duruşma gününden haberdar edilmesi yönünden duruşma gününün davacı asıla bildirilmesi gerektiği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Vekilin müvekkili tarafından azledilmesi (vekillikten çıkarılması) hâlinde de davadaki vekâlet (vekillik) görevi sona erer (6100 sayılı Kanun md. 83). Vekilin azledilmesi iç ilişkide bu hususun vekile bildirildiği andan itibaren sonuç doğurmaktadır.
Tarafların bilgilenme hakkının ve buna bağlı olarak hukuki dilenilme ve adil yargılanma hakkının ihlal edilmemesi adına bahsi geçen davalılar M. B., F. B., K. B. ve 2009 doğumlu R. B. adına velayeten annesi Y. B.'ye gerekçeli karar tebligatlarının 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yöntemine uygun bir biçimde yapılmasının gerektiği-
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı-
Bir avukatın ölümü veya meslekten yahut işten çıkarılması veya işten yasaklanması yahut geçici olarak iş yapılmaz duruma gelmesi hallerinde, avukatın kayıtlı olduğu baro başkanının, ilgililerin yazıl istemi üzerine veya iş sahiplerinin yazılı muvafakatini almak şartıyla, işleri geçici olarak takip etmek ve yürütmek için kendi barosuna kayıtlı bir avukatı görevlendireceği- Dosyaları kendisine devir ve teslim edeceği ve ayrıca durumu mahkemelere; gerekli göreceği yerlere bildireceği-
Duruşmanın gün ve saatinin davacı vekili olarak duruşmada hazır bulunan avukata yöntemine uygun biçimde tebliğ edildiğinden sonraki duruşmada HMK m. 150/1 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinde ve açılmamış sayılmasına hükmolunmasında isabetsizlik görülmediği- Avukatın süreli vekâletnamesinin bitiminden sonra duruşmalara katılmamasının sonucu değiştirmeyeceği-
Mahkeme tarafından, vekaletname mevcut değil ise adı geçen avukata, davacı ................ vekili olduğuna ilişkin vekaletname ibrazı için kesin süre içerir muhtıra tebliğ edilip, vekaletname sunulmaması halinde, davalıya yapılan işlemi kabul ettiğini dilekçe ile bildirmesi için kesin süre içerir muhtıra tebliğ edilmesi gerekirken yalnızca davacı asile tebligat ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Bir avukatın vekaletnamesiz işlem yapması olanaklı olmadığından, mahkemece, borçlular .......... ve .............'e itirazı yapan vekile verilmiş bir vekaletname bulunup bulunmadığının tespiti, vekaletname yok ise, borçlulara vekaletname vermesi veya takibe yapılan itirazı kabul muvafakat verip-vermediğini beyan etmesi için kesin mehil verilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Somut uyuşmazlıkta tarafların duruşmaya usulüne uygun olarak davet edilmesi koşulunun gerçekleşmediği, ticaret sicilden terkin edilen şirketin ihya davası sonucunun beklenmediği, vekil olarak Türk Borçlar Kanunu 513. maddesi HMK’nın 77 ve 82. maddesi hükümlerine göre işlem yapılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmakla; yenileme talebinin kabulü ile müteakip yargılama işlemleri tamamlanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına karar vermek gerekeceği-
Vekaletname mevcut değilse, asıl taraf olan borçluya vekaletname vermesi veya yapılan işlemleri kabul edip etmediğini mahkemeye beyan etmesi için kesin mehil verilmesi gerektiği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • kayıt gösteriliyor