Sulh hukuk mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi "8 gün" olduğu halde, hüküm sonucunda hatalı şekilde kararın "2 hafta" içinde temyiz edilebileceğinin belirtilmesi durumunda, hükmün iki hafta içinde temyiz edilebileceği-
Mahkemece verilen ara kararda masrafın gider avansından karşılanmasına, yetmediği takdirde davacı tarafından eksik avansın kesin süre içerisinde yatırılmasına karar verilmekle bilirkişi ücretinin net bir şekilde belirlenmediği, kesin sürenin başlangıcı konusunda da açıklık bulunmadığı, bilirkişi tarafından yapılması gereken işlerin neler olduğu hususunun somut bir biçimde ara karara yansıtılmadığı görüldüğünden, uyuşmazlığa konu ara kararının hukuka uygun olmadığı- Kesin süreye ilişkin ara kararının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerektiği- Delil avansını yatırmayan tarafın, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı, mevcut duruma göre davacının iddiasını ispatlayamadığı, bu nedenle direnme kararının gerekçesi genişletilmek suretiyle onanmayacağı-
İster kanun, ister hakim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesinin olanaklı olmadığı- HMK mad. 94 uyarınca kesin süreye ilişkin ara kararının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerektiği- Mahkemenin ara kararında "davanın reddedileceği" hususunu ihtar etmemesine karşın, ret kararı vermesinin isabetli olmadığı-
Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilemeyeceği ancak kesin sürenin sonuçlarının tarafa açıklanmaması halinde verilen kesin sürenin usulüne uygun olmayacağı-
İster kanun, ister hakim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesinin olanaklı olmadığı ve HMK mad. 94 uyarınca kesin süreye ilişkin ara kararının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerektiği-
Hakimin kanundaki süreleri artıramayacağı, eksiltemeyeceği- Eksik harcın ikmali için gelecek celseye kadar süre tanınması gerekirken, mahkemece davacı tarafa 1 haftalık kesin süre verilmesinin hatalı olduğu- Harç ikmaline ilişkin ara kararı yerine getirilmediği takdirde, HMK'nın 150. maddesi gereği dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece doğrudan açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu- Dava konusu taşınmazların dava tarihi itibariyle belirlenen değerleri üzerinden davacının miras payına isabet eden kısmın saptanması, ondan sonra eksik harç tespit edilerek davacıya sonraki celseye kadar süre verilmesi, mahkemece (belirlenen değer üzerinden) harcın tamamlanmaması durumunda dosyanın işlemden kaldırılması ve şartlar oluştuğu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği-
Trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemi- Ara kararında davanın reddedileceği hususunun ihtar edilmemesine karşın red kararı verilmesi isabetli olmadığı gibi, yapılması istenen işler için verilen süre HMK'un 90. maddesine uygun olmadığından, davacıyı bağlayıcı özelliği olmadığı- Mahkemece, kazayla ilgili dosyaya getirtilen hastane kayıtları ve ekleri Adli Tıp Kurumuna gönderilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişilerden kaza tarihi gözetilerek geçici ve/veya sürekli işgöremezliğin bulunup bulunmadığına dair rapor alınması, muayene için davacının sevkinin istenilmesi halinde sevkedilmesi, davacı vekiline davacının muayeneye müracaatı için yeterli ve makul kesin süre verilerek, kesin süreye uyulmamasının sonuçları da açıkça ihtar edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Davacı vekiline, ek raporun tebliğinden itibaren ıslah dilekçesini sunmak üzere 1 hafta süre verildiği, söz konusu ek raporun davacı vekiline tebliğ edildiği tarihten bir gün sonra davacı vekilinin davasını ıslah ettiği ve ıslah harcını yatırdığı anlaşılmakla; mahkemece davacı vekilinin süresinde ıslah talebinde bulunduğunun kabulü ile yargılamaya devam edilerek karar verilmesi gerektiği-
HMK mad. 90/1 uyarınca kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında kanundaki süreleri hakimin artırıp düşüremeyeceği- İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan 5521 s. İş Mahkemeleri K. mad. 8/3 uyarınca, temyiz süresinin Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 8 gün olduğu- İstinaf dairesince yanılgılı olarak sekiz gün yerine iki haftalık kanun yolu süresi verilmesi halinde de, 8 günlük temyiz süresinin geçerli olacağı-