Bölge adliye mahkemelerinin açıldığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen hakem heyeti ya da itiraz hakem heyeti kararları istinaf kanun yoluna tabi olduğu-
Hakem kararının iptâli davalarında görevli mahkeme ilk derece mahkemesi olup, ilk derece mahkemelerinden verilen bu kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmasının mümkün olduğu-
Takip konusu hakem mahkemesi kararında, uyuşmazlıkta Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun uygulanmasına karar verildiğinin belirtildiği bilinerek mahkemece, bu yasanın 15. maddesi gereğince ve borçlu tarafından icra takibinden sonra kararın iptali için Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığı nazara alınarak takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği-
Bölge adliye mahkemelerinin açıldığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen hakem heyeti ya da itiraz hakem heyeti kararlarının istinaf kanun yoluna tabi olduğu-
HMK mad. 439'daki hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabileceğine ilişkin düzenlemeye karşın sigorta tahkim sistemi ile ilgili usul ve esasları düzenleyen özel kanun niteliğindeki 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun uygulama önceliği olduğundan sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Sigorta Tahkim Komisyonunun Hakem Heyeti kararlarının iptalinin talep edilemeyeceği-
Mevcut yasaya göre değeri Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebileceği ve itiraz üzerine hakem kararlarının icrasının duracağı-
HMK’nın 439. maddesinde hakem kararlarının iptal sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı- Hakem heyetinin elindeki davada limanın incelenmesi veya keşif yapılması hususunda takdir yetkisinde olduğu, limanın işletilmesinin kamu düzenine ilişkin olduğu iddiasının eldeki davaya bir etkisinin olmadığı-
Sigorta tahkim komisyonunun kesin hüküm niteliğindeki kararlarına karşı iptal davası açılamayacağı, HMK’nın 439.maddesine göre hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabileceğinin ve şartlarının düzenlendiği, anılan maddede sayılan şartlardan hiçbirinin gerçekleşmediği, ayrıca verilen hakem kararı kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın usulden reddi gerektiği-
Hakem heyetinin, süreci yürütürken bilirkişiden rapor alıp almamakta takdir hakkına sahip olduğu; uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve tahlilinin de hakem heyetine ait olduğu- Hakem heyeti kararının esası, yerinde olup olmadığı, hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı gibi hususların hakem heyeti kararının iptali istemli davada tartışma konusu yapılamayacağı-
Derdest bir davanın ilk koşulunun tarafları,konusu ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olması, ikinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın halen görülmekte ve kesin hükümle sonuçlanmamış olması gerektiği- Temyize konu edilen davada dava sebebi ve konusunun farklı olduğu-