Hakemin reddi ile ilgili talep açısından başka bir asliye ticaret mahkemesinin kesin yetkili olduğu uyuşmazlıkta, davayı görmeyecek olan bir mahkemeden talep edilen ihtiyati tedbirin, usulen kabul edilmesinin mümkün olamayacağı-
Ecrimisilin; malikin, kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir nevi haksız işgal tazminatı olduğu -Dava konu taşınmazda tarafların paydaş olduğu, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaşın, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebileceği - Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan birinin öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabileceği, ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağının olmadığı - Payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerektiği-
Uyuşmazlık, Hakem Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir...
Tahkim yargılamasının, usul açısından sözleşmede veya bu yönde bir sözleşme bulunmaması hâlinde, bu Kısımda yer alan hükümlere uygun olarak yürütülmediği ve bu durumun kararın esasına etkili olduğu-
Hakemlerce taraflara tahkim yargılaması süresince eşit olarak iddia ve savunmalarını ve itirazlarını ileri sürme imkanı tanındığı, tahkim yargılamasının yasada öngörülen usul kurallarına uygun olarak yürütüldüğü, ispat yükümlülüğüne ilişkin maddi hukuk ve usul hukuku kurallarına göre değerlendirme yapılarak karar verilmiş olduğu, eşitlik ilkesine aykırı hareket edildiği yönünde somut delil ileri sürülmediği, kamu düzenine aykırı bir işlem yapılmadığı, yetki aşımı olmadığı, uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve yorumunun hakeme ait olup, iptal davasında hakem kararının yerinde olup olmadığı veya hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığı hususlarının değerlendirilemeyeceği, bu kapsamda işin esasına yönelik hakemlerce hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığının incelenmesi niteliğinde olan ilave işlerin yapılıp yapılmadığı ve ticari temerrüt faizinin başlangıç tarihinin yasaya uygun olarak belirlenip belirlenmediği hususlarının incelenmesinin mümkün olmadığı, "Uygulanmayacak Hükümler" başlıklı HMK'nın 444. maddesinde tahkim yargılamasına ilişkin kısımda düzenlenen konularda, aksine hüküm bulunmadıkça bu Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmış olup, taraflarca hakem kurulunun uygulayacağı yargılama usulüne ilişkin kurallar belirlenirken HMK'da düzenlenen ıslah hükümlerinin uygulanmasının kararlaştırılmadığı, yine HMK'nın 428/3 maddesi uyarınca aksi kararlaştırılmış olmadıkça, tarafların tahkim yargılaması sırasında iddia ve savunmalarını değiştirmelerinin veya genişletmelerinin mümkün olduğu-
Hakem tarafından verilen feshin ve feshin sonuçlarını düzenleyen hükümlerinin yetkiyi aşma olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca asfalt kaplama işi ile ilgili kurulan hükmün de feshin sonuçlarından olduğu, ileriye etkili fesih hükümleri kurulurken sözleşme ile ilgili taraflar arasında tereddüt yaratacak şekilde boşluk bırakılmaması, ileriye etkili feshin tam bir tasfiyeyi kapsaması gerektiği-
Hakem kararına konu uyuşmazlığın Türk Hukukuna göre tahkime elverişli olduğu, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen tahkim şartı kapsamında bulunduğu, hakem heyetince tahkim anlaşması dışındaki bir konuda karar verilmediği, tahkim yargılaması sürecinde ve nihai kararda yetki aşımının söz konusu bulunmadığı, kararın kamu düzenine aykırı olmadığı, davacı tarafça ileri sürülen tüm iptal nedenlerinin ise hakem kararının esasına ilişkin olduğu anlaşılmakla, hakem kararının iptali şartları gerçekleşmediği-
Uyuşmazlığın taraflar arasında görülen kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali mümkün olmaması halinde çıkma payı alacağının tahsiline ilişkin olduğu - Davanın 26.09.2008 tarihinde açıldığı, davalı kooperatifin 19.10.2003 tarihinde yaptığı olağanüstü genel kurul toplantısında davacının 7.587,00 TL çıkma payı alacağının bulunduğu, bu bedelin kendisine Aralık 2004 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, nitekim kooperatifin mevcudiyetinin tehlikeye düşeceği hallerde bu ertelemeyi yapmaya hakkının olduğunu, bu durumda zamanaşımının bu tarihte işlemeye başladığı, bu tarihten itibaren dava tarihine kadar zamanaşımı süresi dolmadığından bilirkişinin belirlediği bedel kadar çıkma payı alacağı talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlık, hakem kararının iptali şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir...
Taraflar arasındaki tahkim sözleşmesinde Hakem Heyetinin uyuşmazlığın çözümünde hakkaniyet kurallarını uygulayacağına ilişkin açık bir düzenleme olmadığından, hakem Heyetinin somut uyuşmazlığın çözümünde maddi hukuka ilişkin "aşırı ifa güçlüğü - uyarlama" kurallarını uygulayarak bu şekilde çözüme bağlamasında yasal engel olmadığı, uyuşmazlığın maddi hukuk kuralları uygulanarak hakkaniyet ilkesine göre çözümlenmesinin maddi hukuk kurallarının uygulanmadığı anlamına gelmediği, öte yandan uygulanan maddi hukuk müessesesi için kanun ismi ve madde numarası belirtilmesinin de zorunlu olmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlığın çözümünde maddi hukuk kuralları yerine hakkaniyet kurallarına göre karar verildiği şeklinde değerlendirmesinin isabetli görülmediği-İptal davasına bakan mahkemelerce, hakem kararlarının tamamı ya da ayrılabilir bölümleri hakkında "kısmen" iptal kararı verilmesine engel bulunmadığı, mahkeme iptal sebebiyle bağlı olup, bu sebepler doğrultusunda inceleme yapmanın zorunlu olmadığı, hakem veya hakem kurulunun, tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği veya talebin tamamı hakkında karar vermediği ya da yetkisini aştığı," maddesi ile "f" bendi uyarınca tarafların eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediği hukuksal gerekçelerine dayalı olarak iptal talebinde bulunduğu halde, mahkemece anılan dava sebepleri dışına çıkılarak Hakem Heyeti kararının "kamu düzenine aykırılık" hukuk sebebine dayalı olarak iptal kararı verilmesinin isabetli görülmediği, kaldı ki Hakem Heyeti kararının, kamu düzenine aykırı olduğunu söylemek için Hakem Heyeti kararının yarattığı sonucun, toplumdaki temel ahlak kuralları, temel insan hakları veya toplumu temelinden sarsacak sonuçlara yol açması gibi durumların söz konusu olması gerekmekte olup, somut olayda böyle bir halin varlığı da söz konusu olmadığından hükmün bu sebeple de bozulması gerektiği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • kayıt gösteriliyor