Teslim edilmeyen ürün bedelinin iadesi istemi-
Davacı tarafından 27.10.2003 tarihinde davalıdan satın alınan taşınmazın mimari projesine uygun yapılmaması sebebiyle ayıplı olmasına dayanan ayıp nedeniyle oluşan değer kaybının tahsili talebidir. Davalı taraf davanın zamanaşımına uğradığını savunmuş, mahkemece, alınan bilirkişi raporu ve davacının ıslahı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tüketici olduğuna göre, tüketici hukuku ile ilgili ayıba-
Satıcı, sözleşmeden başka ayrıca ilan ve reklamlarda, broşür ve katologlarda vaat ettiği hususlar yönünden de alıcı tüketiciye karşı sorumlu olduğundan, davalı şirketin dava konusu taşınmaza ilişkin ilan ve reklamlarda, broşür ve kataloglarda vaat ettiği hususlar (çocuk parkı, yüzme havuzu, otopark vb.) yönünden de davacıya karşı sorumlu olduğu-
Ayıplı maldan kaynaklanan sorumluluğu birden çok sebebe dayandırabilme imkânının bulunduğu durumlarda, aksine bir talebi olmadıkça tüketicinin en iyi şekilde tazminat hakkını elde edebileceği sorumluluk hükümlerine göre karar verilmesi gerektiği- İmar durumunda değişiklik yapılarak sözleşmede taahhüt edilenden farklı şekilde taşınmazın neredeyse tamamını kaplayacak genişlikte tek bina hâlinde bir alışveriş merkezi yapılması ile doğan uyuşmazlıkta bedel indirimini gerektirir aykırılığın var olup olmadığının objektif şekilde belirlenmesi gerektiği- Tazminat miktarının tespiti için satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile mevcut ayıplı hâldeki rayiç değerinin ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oranın, satış bedeline uygulanması gerekeceği-
Ayıplı maldan kaynaklanan sorumluluğu birden çok sebebe dayandırabilme imkânının bulunduğu durumlarda, aksine bir talebi olmadıkça tüketicinin en iyi şekilde tazminat hakkını elde edebileceği sorumluluk hükümlerine göre karar verilmesi gerektiği- İmar durumunda değişiklik yapılarak sözleşmede taahhüt edilenden farklı şekilde taşınmazın neredeyse tamamını kaplayacak genişlikte tek bina hâlinde bir alışveriş merkezi yapılması ile doğan uyuşmazlıkta bedel indirimini gerektirir aykırılığın var olup olmadığının objektif şekilde belirlenmesi gerektiği- Tazminat miktarının tespiti için bu olayda uygulanması gereken yöntemin, Yargıtay uygulamaları ile de yerleşmiş bulunan “nispi metot” olarak adlandırılan hesaplama yöntemi olduğu; bu metoda göre satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız (zarar doğurduğu iddia edilen durum olmaksızın halinin) ve ayıplı (iddianın dayanağı durumla birlikteki halinin) değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarının belirlenmesi gerektiği-
Tazminat davasında verilen ilk hükmün bozulması üzerine, davacı asıl davada talep etmediği faiz alacakları için ayrı bir dava açmış ve bu davanın eldeki dava ile birleştirilmesine karar verilmiş olduğu anlaşıldığından, mahkemece birleşen dava ile ilgili de değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerektiği-