Somut olayda, adi ortaklığın ticari faaliyette bulunarak temsilcisi aracılığıyla takip konusu çeki ciro ettiği anlaşıldığından takip konusu borcun, ortağın şahsi borcu olmayıp, adi ortaklığın borcu olduğu- Adi ortaklığın borcu nedeniyle ortaklar müteselsilen sorumlu olduklarına ve ortaklığın mal varlığı elbirliğiyle idare edildiğine göre, birlikte sorumluluk gereği adi ortaklığın borcu nedeniyle, adi ortaklığa ait mal veya alacağa haciz konulabileceği ve alacaklı tarafından ortaklığın mal varlığından tahsilat yapılabileceği-
Uyuşmazlığın iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi  tazminat taleplerine ilişkin davada davalıların hukuki sorumlulukları ve taktir edilen  maddi ve manevi tazminatın miktarlarına ilişkin olduğu - Söz konusu uyuşmazlıkta davacıların davalıdan gerçekleşecek kusur oranında bir talepte bulunduğunu ileri sürmenin mümkün olmadığı, zira davacıların kendilerinin tamamen kusursuz olduğundan söz ederek zararlı sonucu meydana getiren müteselsil borçlular aleyhine açtığı bir davada zararının tümünü talep etmesinin örtülü olarak değil, aksineteselsül kuralına açık bir şekilde dayandığının belirgin bir kanıtı olduğu- o halde müteselsilen sözcüğünün dava dilekçesinde kullanılmamış olmasının sonuca etkili olmadığı - Dolayısıyla davada teselsül kuralına dayanıldığı gözetilerek, dava dışı üçüncü kişinin kusuruna düşen zarardan da istihdam ettiği işçisinin zararın ortaya çıkmasındaki müşterek kusuru nedeniyle davalı işverenin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği - Söz konusu dosya kapsamında davacıların talebinin sadece davalıların kusuru ile sınırlı olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı, aksine dava dilekçesinden davacıların davalılar dışındaki kişilerin sorumluluklarına karşı da davalıların müteselsil sorumluluğuna başvurduklarından söz konusu kurumlar hakkında dava açılmamış olsa da, bilirkişi raporundan söz konusu kurum ve kuruluşların hepsinin söz konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduklarından dolayı haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğinden zarar gören alacaklıların borcun tamamını bilirkişi raporunda kusuru olduğu belirtilen kişilerin herhangi birinden talep edebileceği-
Trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemi; birleşen 2012/64-2012/114 E-K sayılı dava aynı kaza nedeni ile hasar tazminatına-
Mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti bulunduğu için kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için mirasçıların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği- Keşideci murisin terekesinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olmakla birlikte, menfi tespit talebi yönünden mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığı- Menfi tespit davasının tereke üzerinde tasarruf işlemi olmayıp terekedeki hakların korunmasına yönelik bir dava olduğu- Davacının davaya konu kambiyo senedindeki imzanın murisine ait olmadığına ilişkin talebi açısından mahkemece verilen kararın terekeye yönelik verilmiş bir karar olacağı cihetle mahkemece dava dışı mirasçıların muvafakatinin alınması, davaya katılımının sağlanması ya da terekeye temsilci tayininin zorunlu olmadığına yönelik direnme kararı verilmesi gerektiği-
Y.siz sürücü belgesi ile araç kullanılması sebebine dayalı rücuan maddi tazminat istemi-
Kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemi ölü kişinin bir kısım mirasçılarına karşı yapılmış olup muris öldüğünde tereke iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olup mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan icra takibinin tüm mirasçılara karşı yapılması gerektiği ve icra takibinin mirasçılardan bir kısmına yapılmış olması karşısında, tüm mirasçılar hakkında icra takibi yapılmadığından geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğundan dolayı itirazın iptali davasının reddi gerektiği- 
Tek başına tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığa karşı davanın açılıp sonuçlandırılmasının usule ve kanuna aykırı olduğu- Mahkemece adi ortaklığı oluşturan şirketlerin belirlenip dava dilekçesini bu şirketlere ayrı ayrı tebliğiyle taraf teşkilinin sağlanması gerektiği-
Murisin keşidecisi olduğu senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin davada icra takibinin de tüm mirasçılar aleyhine yapıldığı, murisin mirasının paylaşılmadığı ve terekesinin iştirak halinde olduğu ayrıca terekeye temsilci tayin edilmediği anlaşılmakta olup, iştirak halinde mülkiyette mirasçıların tek başlarına dava açma yetkilerinin bulunmadığından, davacılara terekeye mümessil tayin ettirilmesi ya da diğer mirasçıların davaya muvafakatleri sağlanarak buna göre taraf teşkili sağlanıp işin esasının incelenmesi gerektiği-
Çeke dayalı icra takibinde müteselsil borçlu tarafından takip borcunun ödendiği belirtildiğinden, mahkemece, takip borcu ile adı geçen dava dışı borçlunun ödediği miktar dikkate alınmak suretiyle borcun sona erip ermediğinin tespit edilmesi, fazla ödenen miktar varsa bunun iadesinin istenebileceği gözetilerek karar verilmesi gerektiği-
Borcun tamamının ödenmesine kadar bütün borçluların sorumluluğu devam edeceğinden, davacının, borcu bulunan dava dışı firma ve şahıslar ile usül ve mevzuata aykırı şekilde abonelik kaydı oluşturulmasında kusurları olduğunu iddia ettiği personelinden tahsilde tekerrür olmamak üzere alacağını isteme hakkına sahip olduğu-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • kayıt gösteriliyor