Davacı Hazine davasını, davalı şirketin Hazineye ait kum ocaklarını aralarında sözleşmesel bir ilişki olmaksızın izinsiz kullanarak kaçak kum aldığı iddiasına dayalı olarak açmış olup davalı şirket vekilinin ise; dava dışı belediyeler ile aralarında yaptıkları sözleşmeye dayalı olarak kum ocağını kullandıklarını, haksız kullanımları olmadığını savunduğu; açılan davada davalı şirketin sorumluğunun sorumluluk kaynaklarından haksız fiile dayalı olduğu- Aynı zarara ilişkin olarak Belediyeler aleyhine sözleşmeye dayalı zararın tahsili istemli hakem mahkemesi sıfatıyla açılan davaların kabulüne karar verildiği ancak mahkeme kararının tarafların itirazı üzerine henüz kesinleşmediği, davacı Hazinenin, eldeki bu davayı her iki Belediye aleyhine açtığı davadan önce açtığı, belediyeler aleyhine açılan davalarda yargılama yapılıp karar verilmişse de kararlar henüz kesinleşmemiş olup davacı Hazinenin zararının tazmin edildiğine dair bir bilgi ve belge dosyada bulunmadığı, bu durumda kum ocağından fazla kum ve çakıl alınması sebebiyle davacı Hazine’nin uğradığı zararı çeşitli sorumluluk hâlleri ile sebep olanların birinden veya hepsinden istemesinin mümkün olduğu; bu nedenlerle Hazinenin hem Belediyeler aleyhine hem de davalı şirket aleyhine dava açmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı- Müteselsil sorumlulardan biri tarafından ödeme yapıldığı takdirde, tüm sorumluların o ödeme miktarı kadar sorumlulukları sona ereceğinden mahkemece hüküm kurulduğunda “tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla” hüküm kurulması gerektiği-

1. Taraflar arasındaki “maddi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, K.maraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan ince ...