Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteği- Dava konusu taşınmaza yönelik ilk satış işleminde taraf muvazaası olup olmadığı yönünde davacılara yemin teklif edildiği, bu yeminin öncelikle sonuca etkili olmadığı ve davacıların kendisinden kaynaklanan vakıalara da ilişkin olmadığı- Herkesin iddiasını ispatla mükellef olduğu, dinlenen tanıklar ve tüm dosya içeriğinden, davacıların temlikin mirasçıları terekeden mahrum etmek amacıyla yapıldığını şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatladıklarını söylenemeyeceği-
Davalı vekiline yeminle ilgili usuli işlemleri tamamlamak üzere süre verilerek, davacı duruşmaya davet edilip, yemin teklifinde bulunulması ile davalı tarafın yemin teklifi davacı asile usulüne uygun şekilde bildirilip sonucuna göre gerektiği-
İşçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde, işyeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi gerektiği- Süresi sona eren alt işverence işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde, yapılan fesih bildirimi ile iş ilişkisi sona ereceğinden, işçinin daha sonra yeni alt işveren yanındaki çalışmaları yeni bir iş sözleşmesi niteliğinde olacağı, bu durumda feshe bağlı hakların talep koşulları gerçekleşeceğinden, feshin niteliğine göre hak kazanma durumunun değerlendirilmesi gerekeceği- Somut uyuşmazlıkta; davalı Bakanlığa bağlı hastanede temizlik işçisi olan davacının, 12.09.2003-29.07.2004 ve 16.06.2011-31.12.2012 tarihleri arasında işyerinde çalıştığı; davacının ilk çalışmasının sona erdiği 29.07.2004 tarihi ile tekrar işe başladığı 16.06.2011 tarihleri arasında geçen süre dikkate alındığında işyeri devrinden söz edilemeyeceğinden, davalı şirketin hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatı alacağından sadece 16.06.2011-31.12.2012 tarihleri arasındaki hizmet süresiyle sınırlı olarak sorumlu olduğu gözetilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı- Fazla çalışma ücret alacakları hakkında yan delillerle desteklenmeden tek başına husumetli tanık anlatımına itibar edilerek hüküm kurulamayacağı- Yıllık izinlerin kullandırıldığına ilişkin ispat yükünün işverene ait olduğu, işverenin yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlaması gerektiği, vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan tarafın da yemin teklif edebileceği- Aralıklı çalışma ile ilgili yıllık izin hesabında, önceki çalışma döneminin zamanaşımına uğraması için önceki dönemin bitişi ve sonraki çalışma döneminin başlangıcı arasında 5 yılık sürenin geçmiş olması gerekeceğinden, somut olayda davacı 12.09.2003-29.07.2004 ve 16.06.2011-31.12.2012 tarihleri arasında çalışmış olup; ilk çalışmasının sona erdiği 29.07.2004 tarihi ile tekrar işe başladığı 16.06.2011 tarihleri arasında yıllık ücretli izin alacağı yönünden 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu-
Hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği, bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsadığı, bilgilenme/ bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerektiği, somut olayda bilirkişi raporunun davalıya tebliği gerekirken tebliğ edilmeden hukuki dinlenilme hakkı kısıtlanarak karar verildiği- Yeminin konusunun, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardan oluştuğu, bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılacağı, somut olayda davalı taraf, süresinde verdiği cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış olmasına rağmen herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin bu teklifin yerine getirilmemesinin hatalı olduğu-
Davalı taraf cevap dilekçesinde yemin deliline de dayandığını açıkça belirtmiş olmasına rağmen HMK m. 225 vd hükümleri gereğince davalının yemin delili hatırlatılmadan karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davalının mahkemenin bulunduğu il sınırları içinde bulunduğu halde istinabe yolu ile yemini eda etmeye çağrıldığı anlaşılmakta olup, yapılan yemin teklifi usulsüz olduğundan, mahkemece, davalıya doğrudan yemin davetiyesi çıkarılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekeceği-
Davanın açıldığı tarih itibariyle 1086 sayılı HUMK hükümlerine tabi olduğu, ispat külfeti kendisinde bulunan davacı tarafın dava dilekçesinde ''v.s. deliller'' demek suretiyle, yine; delil listesinde bildirilen deliller dışında ''diğer deliller'' demek suretiyle yemin deliline de dayandığı görüldüğü halde, davacı tarafa yemin hakkı hatırlatılmadan sonuca gidilmiş olmasının doğru olmayacağı çoğunluk görüş olarak kabul edildiği- Resen araştırma ilkesinin geçerli olmadığı bir davada hakimin yada Yargıtay'ın davacının yerine geçerek onun dayanmadığı bir delili kullanmasına imkan vermesi, usul hukukunun temel ilkelerinden olan usul ekonomisi ilkesi, tasarruf ilkesi, taraflarca hazırlanma ilkesiyle, davanın ve delillerin somutlaştırma yüküne açıkça aykırı olacağından karşı oy hakkının kullanıldığı-
İspat yükü kendisine düşen ve davasını diğer delillerle kanıtlayamayan davacı-karşı davalı kadına ziynet eşyalarına ilişkin talebi konusunda diğer tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 255. ve devamı maddelerindeki yeminle ilgili usul işlemleri yerine getirilip, gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Davalı-davacı kadına ziynet alacağı istemiyle ilgili olarak diğer tarafa yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak bu hakkını kullanmak istemesi halinde, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225. ve devamı maddelerindeki yeminle ilgili usul işlemleri yerine getirilip, gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerektiği-
Sürenin kesin olduğuna karar verilmiş ise, tanınan süre içerisinde yapılması istenilen işlerin ne olduğu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanıp kesin süreye uyulmamasının doğuracağı sonucun açık olarak anlatılması, uyulmaması durumunda yemin delilinden vazgeçmiş sayılacağının açıkça bildirilmek suretiyle ilgili tarafın uyarılması ve bildirim ve uyarıların tutanağa geçirilmesi gerektiğinden, olayda geçerli bir kesin süre bildirimi yapılmadığı-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • kayıt gösteriliyor