Fazla çalışmanın belirlenmesinde ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerektiği, buna bağlı olarak ara dinlenme süresinin, dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalarda en az yarım saat, günlük yedibuçuk saati aşan ve onbir saatten az çalışmalarda en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak belirlenmesi gerektiği- Mahkemece yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücreti alacağının dava dilekçesinde talep edilen tutarına dava tarihinden, ıslah dilekçesinde talep edilen tutarına ıslah tarihinden faiz yürütülmesine karar verilmiş ise de; fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacağı bakımından dava dilekçesinde talep edilen bir miktar bulunmadığı anlaşıldığından, bu alacaklara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği- Hüküm altına alınan alacakların net ya da brüt olduğunun kararda gösterilmemesi infazda tereddüte yol açacağından, hükmün bu haliyle doğru bulunmadığı-
22. HD. 06.02.2019 T. E: 2017/19819, K: 2523-
22. HD. 06.02.2019 T. E: 2017/19830, K: 2504-
22. HD. 05.02.2019 T. E: 2017/19725, K: 2388-
Hareket saatleri ile şoförlerin vardiya dönemleri ve çalışma süreleri kurum tarafından belirlenmiş ise de, davacının yaptığı işin niteliği gözetildiğinde, fiili durumun kayıtlara uymayabileceği, özellikle trafiğin yoğun olduğu saatlerde sefer çizelgelerinde yer alan hareket kalkış ve varış saatlerinin uygulamada farklılık gösterebileceği göz ardı edilmiş ve yerinde gözlem ve inceleme yapılmaksızın sadece kayıtlar üzerinde yapılan inceleme ile sonuca gidilmiş olduğu anlaşıldığından ve aynı işi yapan işçilerin açtığı ve uyuşmazlık konusunun benzer mahiyette olduğu emsal davalarda, mahallinde yapılan gözlem neticesinde şoförlerin ara dinlenmesi yapmadan çalıştığının tespit edildiği görüldüğünden, aynı iş yerinde, aynı koşullarda çalışan ve aynı işi yapan çalışanlar hakkında farklı sonuçlar doğuracak şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu-
22. HD. 05.02.2019 T. E: 2017/19649, K: 2331-
Davacı her ne kadar hafta tatili ücreti talebinde bulunmuş ise de dava dilekçesinde açıkça cumartesi günleri hariç diğer günler çalıştığını beyan etmesi karşısında davacının kendi beyanına göre haftada bir gün çalışmadığı anlaşıldığından hafta tatili ücret talebinin reddi gerekirken kabulü ile yargılama esnasında dinlenen davacı tanığının “davacının dini bayramlarda çalışıp çalışmadığını bilmiyorum ancak iş çıkarsa çalışırdı“ şeklinde beyanda bulunduğu ancak hangi günler iş çıktığı ve davacının hangi gün çalıştığı konusunda tanık beyanında netlik olmadığı gibi bu hususta dosya içerisinde bilgi ve belge olmadığı da görüldüğünden ispatlanamayan ulusal bayram ve genel tatil ücretinin de reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu- Dava dilekçesi ile 100,00 TL fazla çalışma, 100,00 TL hafta tatili ve 100,00 TL ulusal bayram genel tatil ücreti talep edilmiş ancak davacı tarafça sunulan 11.09.2015 tarihli ıslah dilekçesinde fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti ıslah edilmemesine rağmen, mahkemece bilirkişi raporunda hesaplandığı şekliyle 13.588,77 TL brüt fazla mesai ücreti, 5.661,99 TL brüt hafta tatili ücreti ve 694,62 TL brüt ulusal bayram genel tatili ücreti alacağının hüküm altına alınmış olmasının, talep aşımı mahiyetinde olduğundan hatalı olduğu-
22. HD. 04.02.2019 T. E: 2017/19956, K: 2225-
22. HD. 04.02.2019 T. E: 590, K: 2174-
Fazla çalışma iddiasının takdiri delil ile kanıtlanması durumunda indirim yapılması gerekeceği- Somut olayda tanık beyanlarına göre belirlenen fazla çalışma ücretinden karineye dayalı olarak yapılan 1/4 oranındaki indirimin yeterli olmadığı, hesap döneminin uzunluğu, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ve yıllık izin günlerinin dışlanmamış olması dikkate alındığında, (emsal Hukuk Genel Kurulu kararları doğrultusunda) fazla çalışma ücretinden 1/3'ünden az olmamak üzere karineye dayalı indirim yapılması gerektiği-