Borçlu hakkında yapılmış ve kesinleşmiş bir icra takibinin mevcut olmaması halinde, açılmış olan tasarrufun iptali davasının dinlenemeyeceği-
İstihkak davasına karşı davalı tarafından açılan iptal davasının icra mahkemesinde görüleceği–
Daha önce açılıp sonuçlanan ve tarafları aynı olan tasarrufun iptali davasında verilen kararın, gerekçesi yönünden aynı tasarruf hakkında başka bir alacaklı tarafından açılan tasarrufun iptali davasında "güçlü bir delil" sayılacağı-
«Tasarrufun iptali»ne ilişkin ilamların kesinleşmeden uygulanabileceği-
Tasarrufun iptali davalarının birden fazla açılması halinde hacze iştirak sorununun İİK’nun 268 ve 100. maddelerine göre çözümlenmesi gerekeceği—
İki ayrı tasarrufun iptali davasına konu olan bono ve çeke dayalı alacağın birbirinin uzantısı olup olmadığının tesbit ve değerlendirilmesinin, ancak aynı tasarrufun iptali için ayrı ayrı açılmış olan iki davanın birleştirilmesi ile mümkün olabileceği-
İptâl davalarında, davalılar arasında "zorunlu dava arkadaşlığı" bulunduğundan, davanın reddi halinde, davalılar yararına "tek" vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği-
İptal davası sonucunda verilen iptal kararının amacının, «borçlunun tasarrufuna konu teşkil eden mallardan alacaklı kamu idaresinin alacağını tahsil olanağını sağlamak» olduğu-
İİK. 281/II uyarınca, tasarrufun iptali davasına konu gemi hakkında verilen "ihtiyati haciz kararı"na yönelik itirazın kararı veren mahkemeye yapılması gerekeceği-
6183 sayılı Kanun uyarınca, kamu alacağından dolayı açılan iptâl davalarında, mahkemenin "yapılan tasarrufun, davacı kamu idaresinin alacak miktarı ile sınırlı olarak iptâline" (ya da; "yapılan tasarrufun davacı alacaklının alacak ve -faiz ve masraf gibi- eklentilerini karşılayacak miktarda iptâline") şeklinde karar vermesi gerekeceği-