Yönetim kurulunun almış olduğu karar ile devreden ortak ...'a ait tüm hak ve yükümlülükler ve dolayısı ile tüm borçların devralan davacıya geçmiş bulunduğu, davalı kooperatifin 2007 yılından önceki ve sonraki yıllarda yapılan genel kurul toplantılarında alınan genel kurul kararlarında peşin bedelle daire satışına ilişkin bir karar olmadığı, ayrıca kooperatif genel kurullarında kooperatif yönetim kuruluna bu konuda verilmiş bir yetki de olmadığı, dosyaya sunulan, 13.12.2007 tarihli ''ibraname'' ve 17.12.2007 tarihli '' beyan ve ibraname '' başlıklı belgenin davacıya ortaklığı devraldığı tarihten sonra kooperatife aidat ödememe gibi bir hak ve yetki vermediği sonucuna varıldığından davacı tarafın bu yöndeki iddia ve beyanlarına itibar edilmeyeceğinden bahisle davacının davalı kooperatife; 31.07.2013 hesap kesim tarihi itibari ile ödenmemiş aidat borcu olarak 40.609,30 TL tutarında asıl alacak ve davacı lehine yıllık %9 yasal faiz oranına göre hesaplanmış işlemiş gecikme faizi olarak da 17.174,05 TL olmak üzere toplamda 57.783,35 TL borçlu olduğu-
Kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davası-
Bir yapı kooperatifinin ana amacının ortakların akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında anasözleşmeye uygun, konut ya da işyeri teslim etmek olduğu- Çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunduğu- Normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen, ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceğinin, hiç ödemesi yok ise konut karşılığı tazminat isteminin reddi gerektiği- Somut olayda, kooperatifler hukuku alanında uzman bilirkişi marifetiyle, davalı kooperatifin tüm defter kayıt, belge, genel kurul ve yönetim kurulu kararları, üye kayıt defterleri ve gerekirse kooperatifin banka kayıtları üzerinde gerekli inceleme ve araştırma yapılarak, kendisine konut tahsis edilen ortakların toplam aidat ödemelerinin tespiti ile tazminat hesabı yapılması gerektiği-
Çıkma payı alacağının tahsiline-
Çıkma payı alacağının tahsili istemi-
Kooperatiften çıkan ortağın çıkma payının, o yıla ait bilançonun görüşülmesi ile belirleneceği, somut olayda sırf ortaklıktan çıkan kimselerin durumunun değerlendirilmesi için olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığından, ertesi yıl yapılacak olağan genel kurulun beklenmesinin gerekmeyeceği-
Çıkma payı alacağının tahsili istemi-
Dava dışı üçüncü kişiye üyeliğin devri sebebiyle devir bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada, Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesindeki çıkma ya da çıkarılmanın söz konusu olmadığı gözden kaçırılarak, genel giderlerin mahsubundan sonra iade edilecek tutarın ...TL olduğu gerekçesine dayanılması ve bu hatalı gerekçenin bu haliyle davanın kısmen kabulünü gerektirdiğinin gözden kaçırılmasının hatalı olduğu-
Mahkemenin yeni bir delile dayanarak veya bozmadan esinlenerek gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması halinde, direnme kararının varlığından söz edilemeyeceği- Bozma ilamında diğer bozma sebebi yanı sıra; kooperatif genel kurul toplantılarına davacının ortak sıfatıyla çağrılarak toplantılara katılmış olması nedeniyle artık kooperatifin, davacının ortaklığını zımnen benimsediği açıklanmış olup, yerel mahkemece bu bozma nedenine karşı ilk kararda hiç yer verilmeyen yeni gerekçeler açıklanmış olup, davalı kooperatifin, davacının açtığı başka davalardaki yargılama nedeniyle davacıyı genel kurullara çağırdığı ve bu durumu da genel kurul tutanaklarına açıkça yazdığı, ayrıca üyelikten ihraç edilen davacının, ihraç kararı hakkında açtığı davanın neticelenmesinin beklenmesi şeklinde kooperatif genel kurul tutanaklarında kararlar tesis edilmiş olduğu, bu nedenle de davacının iki adet genel kurula çağrılmasının üyeliğin zımnen kabulü olarak nitelendirilemeyeceği, bilakis davacının üyeliğinin sonlandırıldığı, üyeliğin devam ettirilme arzusunun bulunmadığı, üyelik koşuluna bağlı bir davanın açılması nedeniyle bu konuda bir karar verilene kadar üyeliğin tartışmalı olması nedeniyle davacının genel kurula çağrılmış olduğu belirtilerek direnme kararı verilmiş olduğundan, davanın reddine ilişkin bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi, Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olduğu-
İtirazın iptali davası bozma kararına uyularak-
