TÜRK BORÇLAR KANUNU > - Genel Hükümler > - Borç İlişkilerinde Taraf Değişiklikleri > - Alacağın Devri > - A. Koşulları > - I. İradi devir > Madde 184 - 2. Şekli
Kambiyo senedi niteliğinde olmayan borç belgelerindeki hakkın ciro yoluyla devri mümkün olmayıp, böyle bir hakkın alacağın temliki işlemiyle gerçekleştirilebileceği-
Davacılar alacağın temliki sözleşmesine dayanarak sözleşmenin karşı tarafı olan davalı. A.Ş. aleyhine icra takibinde bulunmuş ve itirazın iptali davası açmış olup davacıların temlik sözleşmesine konu yaptığı alacağın borçlusu durumundaki Tasfiye Halindeki A.Ş. bu davada taraf olmadığından ve eldeki dava mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davacıların tacir olmadıkları, davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilişkili olmadığı görüldüğünden, davaya "asliye ticaret mahkemesinin" değil, "asliye hukuk mahkemesinin" bakması gerektiği- "Alacağın temliki sözleşmesinin temelindeki ilişkinin davacılar ile Tasfiye Halindeki A.Ş. arasındaki kar - zarar katılım hesabından kaynaklandığı, TTK. mad. 4/1-f gereğince ticari davanın söz konusu olduğu ve ticaret mahkemesinin görevli olduğu" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca yerinde görülmediği-
İflasın ertelenmesi davasında, ticaret mahkemesince verilen ara kararın icra mahkemesince yorumlanamayacağı- "Temlik işlemlerinin durdurulmasına" yönelik ara kararı alınmasına rağmen, bu ara kararından iki gün sonra davacı tarafından ipotek alacağının devir edildiği anlaşıldığından, mahkemece iflasın ertelenmesi davasında verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle yapılan temlik işlemi geçersiz olduğundan, temlik alanın alacaklı sıfatına sahip olamayacağı ve bu nedenle şikayetçinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile alacaklı sıfatıyla takip yapan temlik alanın aktif husumet yokluğu nedeniyle takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Davalı arsa sahipleri ile davalı yüklenici şirket arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi, yine davalı arsa sahipleriyle son yüklenici arasındaki fesihname ve keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporlarına göre dava konusu ..numaralı dükkan niteliğindeki bağımsız bölümü yüklenicinin hak ettiği, bu nedenle davacıların tapu iptali ve tescil istemlerinin kabulünde bir isabetsizliğin bulunmadığı- Davacılar ve davalı yüklenici arasındaki sözleşmede tarafların en geç 13/09/2015 tarihinde bir araya geleceği tapu devrinin ve bakiye 140.000,00TL'nin ödemesinin gerçekleştirileceği kararlaştırılmışsa da, tapu devredilmediğinden bakiye bedelin de ödenmediği, mahkemece mahallinde konusunda uzman bilirkişilerin refakatiyle keşif yapılarak dava konusu 22 numaralı bağımsız bölümün rayiç değerinin tespit edilmesi, 200.000,00TL. olarak belirlenen satış bedelinin 60.000,00TL'si ödendiğinden, ödenmeyen bakiyenin 140.000,00TL rayiç bedele oranlanması, tespit edilen miktarın depo edilmesi sağlandıktan sonra tapu iptali ve tescil kararının verilmesi gerekeceği, mahkemece belirtilen hususa dikkat edilmeden 140.000,00TL'nin depo edilmesine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Haciz tarihi itibariyle alacak temlik edilmiş olduğundan haciz usulsüz olup, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken haciz müzekkeresinden önce dosyaya sunulmuş bir temlik belgesi olmadığından bahisle şikayetin reddinin isabetsiz olduğu-