İptâl davasında, "borçlu" ve "borçlu ile hukuki ilişkide bulunan üçüncü kişiler", "kötüniyet sahibi üçüncü (dördüncü) kişiler" ve "bunların mirasçıları"nın 'zorunlu dava arkadaşı' durumunda olduğu, mahkemenin bu kişilerin "davalı" olarak gösterilmiş olup olmadığını kendiliğinden araştıracağı ve eğer "davalı" olarak gösterilmemişlerse, kendilerine dava dilekçesi gönderilerek davaya dahil edilmeleri için davacıya süre verilmesi gerekeceği- Davalı üçüncü kişiye dava dilekçesi, adreste bulunmayış nedeninin geçici ya da daimi olup olmadığı belirtilmeden tebligat muhtara teslim edilmiş ve ihbar kâğıdı kapıya asılmadan komşusuna haber verilmiş olması halinde, yapılan tebligat geçersiz olup taraf teşkilinin sağlanamadığından bu davalının savunma hakları kısıtlanarak yargılamaya devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Tebliğ memurunun, muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi hakkında kimin beyanını aldığı belirsiz olduğundan, bu hali ile tebliğ işleminin, 7201 Sayılı Kanun'un 21. maddesi ile Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesi hükümlerine uygun yapılmamış olmakla usulsüz olduğu-
Ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verilen hallerde taşınmaz ihalelerinin İİK.nun hükümlerine göre yapılması,İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği tapu sicilindeki ilgiliye tebliğ edilmesi gerekeceği, ortaklığın giderilmesi ilamının tarafı ve ihale konusu taşınmazın hissedarı olan şikayetçiye satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Hükmi şahıslar adına kendilerine tebligat yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde, tebligatın orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılabileceği–
İhtiyati haciz kararına dayalı olarak icra müdürlüğünce yapılan haciz işlemi sırasında şikâyetçinin dosya borcuna icra kefili olduğu, ancak kefaletini herhangi bir borçluya hasretmediği görüldüğünden icra kefaletinin bütün borçlular yönünden olduğunun kabulünün gerekeceği-
Teb. K.’nun 21. maddesinde iki hususun düzenlenmiş olduğu; bunlardan birinin “adreste bulunmama” diğerinin ise “tebellüğden imtina” olduğu– Tebliğ memurunun, muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebini ve tevziat saatlerinden sonra geleceğini tesbit etmeden sonraki işlemlere geçip tebliğ işlemini bitiremeyeceği– Yapılan ihaleye ilişkin artırma tutanağında “artırmanın yapıldığı tarih”in gösterilmemiş olmasının ihalenin feshine neden olacağı-
Borçluya yapılan ödeme emri tebligatı usulüne uygun olmasa da, borçlu daha sonra icra müdürlüğünden teminatın iadesine muvafakati hakkında talep ettiğinden, mevcut tebligata ıttıla kesbettiğinin kabulü gerektiği ve bu durumda, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlunun söz konusu talep tarihinden itibaren beş gün içinde ödeme emrine itiraz etmediğinden, 5. günün bitiminde ihtiyati haczin kesin hacze dönüşeceği ve davacının hacizleri davalının hacizlerinden sonra olduğundan, sıra cetvelinin iptali istemli davanın reddi gerektiği-
Borçluya birden fazla kez ödeme emri tebliğ edilmiş olması halinde, itiraz süresinin, «ilk tebliğ tarihi»nden değil, «son tebliğ tarihi»nden itibaren işlemeye başlayacağı-