İptâl davasına bakan mahkemenin "iptâle konu taşınmazlardan birinin borcu karşılayabileceği"nden bahisle dava konusu tüm taşınmazlar hakkındaki tasarrufun iptâli istemini reddedemeyeceği
Muvazaalı işlemler hakkında iptâl davası açılabileceği-
Aynı şirketin ortakları ve ortağın eşi bulunan kişilerin, diğer ortakların mâli durumunu bilmediği iddiasının, hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağı–
Borçlunun, "muvazaalı olarak kardeşine borçlanıp kendisi hakkında takip yaptırıp, taşınmazlarını haciz ettirmesi" işleminin iptal davasına konu edebileceği–
İcra dairesince açık arttırma suretiyle satılan taşınmaz hakkında, 6183 sayılı Kanun uyarınca, kamu alacağından dolayı, "satışın muvazaalı olduğundan" bahisle, iptal davası açılamayacağı-
Kural olarak "cebri icra yoluyla yapılmış olan satışlar (ihaleler) hakkında" iptâl davası açılamayacağı, ancak "alacaklısından mal kaçırmak amacına yönelik bir (muvazaalı) alacak-borç ilişkisi yaratılarak, takip yapılmak suretiyle gerçekleştirilen ihaleler hakkında iptâl davası açılabileceği–
«Muvazaalı işlemler hakkında iptâl davası açılamayacağı» - Tasarrufun iptâli davalarının kanun uyarınca geçerli tasarruflar için sözkonusu olabileceği, başka bir deyişle muvazaalı olmayan, geçerli satışların tasarrufun iptâli davasının konusunu teşkil edebileceği-
Tapuya şerh verilerek güçlendirilen taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin de iptal davasına konu olabileceği–
İcra mahkemesinde -İİK. mad. 97/XVII uyarınca- istihkak davasına karşı "karşılık dava" olarak açılan iptal davalarında, davacı - alacaklının "geçici" ya da "kesin aciz belgesi" ibraz etmek zorunda olmadığı-
«İptâl davası» ile «nam-ı müstear» ilişkisi - Borçlu tarafından parası ödenerek satın alınan ancak borçlunun isteği üzerine karısı adına tapuya tescil edilen taşınmaz hakkında iptâl davası açılabileceği, çünkü kocanın bu işleminin gerçekte karısı yararına yapılmış «bağış» niteliğini taşıyacağı ve iptâli gerekeceği-