Davacı anne küçüğün velisi ve yasal tek temsilcisi olduğundan; Türk Medeni Kanununun 342 ve 462/1-2.maddeleri gereğince 327. ve 356.madde hükümleri koşullarının oluşması dışında hakimden izin almaksızın taşınır veya taşınmaz hangisi olursa olsun çocuk mallarını satabileceği; 360. ve 361.maddelerdeki olumsuz koşullar gerçekleşmedikçe onun mallarını yöneteceği ve bununla yükümlü olacağı, yönetim hakkı sona erince de çocuğun mallarını hesabıyla birlikte ergin çocuğa, vasisine veya kayyımına devredeceği-
Evlilik birliği içinde küçüğe velayeten açılmış davada; asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini bildirip olumlu iradesini ortaya koyması ile velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterli olacağı-
Evlilik birliği içerisinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden anne ve babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde birlikte temsil edecekleri-
Eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağının öngörüldüğü ve anne ve babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri-
Anne ve babanın, çocuğu, velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri–
Ana öldüğüne göre velayetin babada kalacağı–
Velayete sahip olan babanın, çocuğun kişisel mallarını satarak ken-disine sermaye olarak kullanmak istemesinin, velayetin kaldırılması için yeterli sebep teşkil etmezse de, hakimin tedbir almasını gerektireceği–
S. küçüğün evlenmesine izin talebinin, velisi tarafından da yerine getirilebileceği (ileri sürülebileceği)–
Velayet hakkının verildiği baba tarafından çocukla ilgilenilmemesi nedeniyle çocuğa masraf yapan, çocuğa bakan annenin, yaptığı masrafları babadan isteyebilip isteyemeyeceği–
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • kayıt gösteriliyor