Davalı bankanın kredi borcunun bitmiş olmasına rağmen davacının taşınmazındaki ipoteği kaldırmaması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı, dava tarihinden sonra ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce ipoteğin fek edilmesi sonucunda dava konusuz kaldığından davacı lehine vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesinin doğru olduğu, yerleşmiş içtihatlara uygun karar verildiğinin anlaşılmasına göre kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği-
Abonelik tesisine yönelik muarazanın giderilmesi istemi- 3194 sayılı Kanun uyarınca dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olmadığı ve daha sonra abonelik tesisi gerçekleşmesinden dolayı konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı-
UYAP sisteminden yapılan kontrolde; icra müdürlüğünün ................... tarihli kararı ile haricen tahsil ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve tahsil harcının yatırıldığı, dosyanın infazen kapatıldığı anlaşıldığından, mahkemece bu bilgilere göre; istihkak davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdirine karar verilmesi gerektiği-
Söz konusu uyuşmazlığın tahkim yargılamasına konu olacağı şeklinde davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, davanın dayanağının taraflar arasında akdedilen sözleşme ilişkisi olmadığı, davacı tarafça ödenen hakem ücretinin rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu; bu kapsamda işin esasının incelenip karar verilmesi gerekirken tahkim ilk itirazının kabul edilerek davanın usulden reddine hükmedilmesinin doğru olmadığı- Davacı iş sahibinin yasal zorunluluk nedeniyle iptâl edilen hakem kurulu kararının başhakemine açılan dava sonucu ödemek zorunda kaldığı hakem ücretinden sorumluluğuna ilişkin taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığı, ücrete hak kazanan hakemin dahil olduğu hakem kurulunun iş sahibi aleyhine verdiği hakem kararı iptâl edilerek ortadan kalktığından 4686 sayılı Kanun'un 16/B-1 maddesinin uygulanarak haklılık durumuna göre hakem ücretinin ve hakem yargılama giderinin paylaştırılmasının mümkün olmadığı, ücretini alan hakemin katıldığı kurulun davacı iş sahibi aleyhine verdiği karar iptâl edilmekle hukuken kalmadığından hakem ücretinin tamamından tahkim davasını açan yüklenicilerin sorumlu tutulması gerekeceği, bu durumda mahkemece davacının kesinleşen mahkeme kararına istinaden ödemek zorunda kaldığı hakem ücreti ve fer'ilerinin tamamının davalı yüklenicilerden tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile somut olayda uygulanması mümkün olmayan HMK'nın 331/1 maddesine göre haklılık durumu takdir edilerek kısmen kabulünün doğru olmadığı-
İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi 18.10.2022 olup, İlk Derece Mahkemesinin incelemesi sırasında dosya borcunun 04.11.2019 tarihinde ödendiği, İcra Müdürlüğünün 04.11.2019 tarihli tensip tutanağı ile takip dosyası infaz olduğundan tüm hacizlerin fekkine karar verildiğinin görüldüğü, dolayısıyla, haczin İcra Müdürlüğünce kaldırılması ile şikayetçinin elde etmek istediği gaye fiilen gerçekleştiğinden, İcra Müdürlüğünün 04.11.2019 tarihli haczin kaldırılması kararı İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden önce olduğundan, İlk Derece Mahkemesince; şikayete konu haczin kaldırıldığı nazara alınarak konusuz kalan şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve HMK'nın 331/1. maddesi uyarınca tarafların şikayet tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekeceği-
Mahkemece, dava konusu taşınmazların dava tarihindeki rayiç bedellerinin talep edilebileceğinin kabul edildiği, ancak gerekçeli kararda davacının davalıdan .... hissesi için dava tarihindeki değeri dikkate alınarak miras hissesi olan 1/2 pay karşılığı 26.432,16 TL talep edilebileceğinin belirtildiği, belirtilen bu miktarın taşınmazın satış tarihindeki davacının hissesine düşen miktar olduğu, anılan taşınmaz yönünden dava tarihi itibariyle davacının miras hissesi oranında talep edebileceği miktar 47.696,33 TL olduğundan bu durumun gerekçeli kararda çelişki yarattığı- Mahkemece dava tarihi itibariyle davacının miras payı karşılığının 26.432,16 TL olarak belirtilerek gerekçeli kararda çelişki oluşturulması nedeniyle mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu-
İpoteğin kaldırılması talepli davaya konu taşınmazın ipotek işlem tarihinde aile konutu vasfında bulunduğu, taşınmaz üzerinde dava konusu ipotek işlemi öncesinde davalı eş tarafından davalı banka lehine ipotek işlemi gerçekleştirildiği, davalı bankaca dava konusu taşınmazın aile konutu olmadığına dair iddiasıyla birlikte ipotek işlemi sırasında davacı eşin ipotek işlemine açık muvafakatinin alındığını savunduğu, usulüne uygun ara kararlara rağmen söz konusu muvafakatname belgesinin aslının sunulmadığı, imza inkarında bulunan davacının eli ürünü imzasının bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılamadığı, davalı banka ipotek işlemi sırasında davacının verdiğini iddia ettiği muvafakatnamedeki imzanın davacıya ait olduğunu kesin olarak ispat edemediği, davacı eşin “açık rızası alınmadan” yapılan işlemin “geçersiz olduğunu” kabul etmenin zorunlu olduğu, açıklanan nedenlerle; konusuz kalan davada davacı eşin dava açmakta haklı olduğu, dava açılmasına sebebiyet veren davalıların yargılama, gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği-
Uyuşmazlık, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanması hususunda yaratılan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, sözleşmenin feshedilmesine dair kurum işleminin iptali ve muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir...
Alacaklının takipten feragat ettiği icra dosyasından anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden de 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tarafların haklılık durumunun değerlendirilmesi için kararın bozulması gerekeceği-