İhtiyati haciz kararına itiraz sürecinde hakimle dava tarafının sözlü olarak tartıştıkları, mahkeme hakimin dosya tarafları bakımından ''sıkıntılı'' yakıştırması yaptığı, kişisel husumeti nedeni ile yargılamada söz hakkı tanımadığı, duruşmada beyanların tam tersi şekilde hatalı geçirildiği ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği, delil toplama ve taktir gibi ilgili hususlarda mahkeme hakimin yasal takdir hakkının bulunduğu, bir kısım iddiaların soyut nitelikte olduğuna yönündeki merci değerlendirmesinin yerinde olduğu-
Hakimin reddi sebeplerinin Hmk'nun ilgili maddesinde belirtilen durumlarla sınırlı olmadığı, hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği- Somut olayda ilgili kanun maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davacılar tarafından deliller toplanmadığı, ticari defterler toplanarak inceleme yapılmadığı ve ilk celsede deliller toplanmadan yemin teklifi hususunda süre verildiği, aralarında bağlantı bulunan tüm dosyaların birlikte görülmesi gerekirken tüm dosyaların tefrik edildiği, uyuşmazlık konusunun eksik belirlendiği, ispat yükünün sunulan Yargıtay kararlarına aykırı olarak tarafına yüklendiği, davalının iade ettiğini iddia ettiği senetlere dair belgeleri sunması için ara karar oluşturulmasına ilişkin talebinin reddedildiği ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği, delil toplanması hukuki niteleme gibi hususlarda mahkeme hakimin yasal taktir hakkının bulunduğu yönündeki merci değerlendirmesinin yerinde görüldüğü-
Uyuşmazlığa konu olan olayda, hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, reddeden davacılar tarafından deliller toplanmadığı, ticari defterler toplanarak inceleme yapılmadığı ve ilk celsede deliller toplanmadan yemin teklifi hususunda süre verildiği, aralarında bağlantı bulunan tüm dosyaların birlikte görülmesi gerekirken tüm dosyaların tefrik edildiği, uyuşmazlık konusunun eksik belirlendiği, ispat yükünün sunulan Yargıtay kararlarına aykırı olarak tarafına yüklendiği, davalının iade ettiğini iddia ettiği senetlere dair belgeleri sunması için ara karar oluşturulmasına ilişkin talebin reddedildiği ve diğer red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği, delil toplanması hukuki niteleme gibi hususlarda mahkeme hakimin yasal taktir hakkının bulunduğu yönündeki merci değerlendirmesinin yerinde olduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesinin reddi hakim talebinin reddine ilişkin kararının hukuka uygun olduğu-
Bölge adliye mahkemesi üyesinin, ilk derece mahkemesinde davanın açılmasından tahkikat aşamasına geçilene kadar yargılamaya katıldığı anlaşıldığından heyetinin üyesi yer almaksızın istinaf incelemesi yapılarak hüküm tesis edilmesi gerektiği-
Mahkemenin kanun yolu ve süresini hatalı belirlemesi halinde, kararda belirtilen süreye uyularak yapılan kanun yolu başvurusunun, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkı kapsamında süresinde yapıldığının kabül edilmesi gerektiği-
Temyize konu edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararında heyete katılan hâkimin aynı zamanda İlk Derece Mahkemesinin yargılamasında da bulunduğu anlaşılmakla hâkimin davaya bakıp bakmayacağı hususunda bir karar verilmek üzere diğer hususlar incelenmeksizin hükmün bozulması gerektiği-
Temyize konu edilen bölge adliye mahkemesi kararına heyet başkanı sıfatıyla katılan hâkimin aynı zamanda ilk derece mahkemesinin yargılamasında da bulunduğu, karar aşamasına kadar yargılamaya katıldığı, bu halde; davacının anılan hâkime yönelik ret talebinin HMK’nun 36. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi gereğince kabulü ile bölge adliye mahkemesi heyetinin usule uygun şekilde oluşturularak davalının istinaf başvurusu doğrultusunda istinaf yargılamasının yapılması ve sonucu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken adı geçen hakim başkanlığında oluşan heyet ile yargılama yapılıp hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği-
Temyize konu edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararında heyete katılan hâkimin aynı zamanda İlk Derece Mahkemesinin yargılamasında da bulunduğu, karar aşamasına kadar yargılamaya katıldığı anlaşıldığından, HMK 36 ve 40. maddeleri gereğince hâkimin davaya bakıp bakmayacağının değerlendrilmesi gerektiği-
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla yaptığı yargılama sırasında davacı vekilinin Daire Başkanı S. D.cioğlu hakkında hâkimin reddi talebinde bulunması üzerine reddi istenen Başkanın katılımı olmaksızın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Heyeti tarafından Daire Başkanı S. D.cioğlu'na yönelik reddi hâkim talebinin reddine dair verilen ara karar, Yargıtay Kanunu’nun …. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğundan, anılan ara karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yasa yoluna gidilmesinin mümkün olmadığı- 
Temyize konu edilen ....... Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin kararında heyete katılan hâkimin aynı zamanda İlk Derece Mahkemesinin yargılamasında da bulunduğu, karar aşamasına kadar yargılamaya katıldığı anlaşılmakla, HMK 36 ve 40. maddeleri gereğince hâkimin davaya bakıp bakmayacağı hususunda bir karar verilmek üzere diğer hususlar incelenmeksizin hükmün bozulması gerektiği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • kayıt gösteriliyor