Mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verildiği, davacının defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığının belirlendiği; davalılara, takip dayanağı işin yapıldığı tarihteki döneme ait ticari defter ve kayıtların ibrazı için süre verildiği, defterlerin ibraz edilmesi halinde bilirkişi incelemesinin yaptırılacağı; ibrazdan kaçınılması durumunda, davacının kanuna göre eksiksiz tuttuğu ticari defter ve kayıtlarının lehine delil teşkil edip etmeyeceğinin de değerlendirilerek dosyanın sonuçlandırılmasının gerekeceği-
Dava dilekçesinde, delil dilekçesinde belirtilen belgeler ve gereken sair belgelerin davalı işverenlikten istenmesi, gerekirse 6100 sayılı HMK.nun 220. maddesinin davalıya uygulanması gerekeceği, bu şekilde elde edilecek bilgiler ve belgelerin dosya kapsamındaki diğer tüm bilgi, belge, beyanlar ve tanık beyanları ile birlikte değerlendirilmesi gerekeceği, dosya kapsamına emsal dosya olarak alınan dosyaların eldeki dosya ile benzer ve farklı yanları, neticelerinin eldeki dosyaya konu ihtilaflara ne kadar uygulanıp uygulanamayacağı davacının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesindeki hususlar ve itiraz dilekçesi ekleri ile eldeki temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz nedenleri başta olmak üzere davacının, davalının ve vekillerinin dosya kapsamındaki tüm iddia ve savunmalarının tek tek ele alınarak irdelenmesi gerekeceği-
Mahkemece yapılacak işin; öncelikle kesin süre vererek takometre kayıtlarının davalı işverenden 6100 sayılı HMK’nın 220. maddesi kapsamında istemek, sonucuna göre, kayıtların olduğu dönemlerde sadece kayıtlara itibar edilerek, kayıt olmayan dönemler için ise tanık beyanlarına göre davacının fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti talepleri konusunda bilirkişiden denetime elverişli rapor almak ve çıkacak sonuca göre bir karar vermek olduğu-
Davalı şirket ile davacının çalıştığı alt işverenler arasındaki gişe hizmetlerine ilişkin asıl işveren-alt işveren ilişkisinin İş. K. mad. 2/6 uyarınca, muvazaalı olup geçersiz olduğu ve davacının işe başlangıç davalı asıl işverenin işçisi olarak kabul edilmesi gerektiği- Bordro tanzimi, mesai saatlerini düzenleme, yıllık ücretli izin defteri tutma, çalışma belgesi verme gibi işçi alacakları konusunda işveren kayıtlarına dayanıldığında, bu kayıtları tutma zorunluluğu olan işverenin bu belgeleri mahkemeye ibraz etme zorunluluğu bulunduğu; işverenin ibraz etmemesi halinde, HMK. mad. 220 uyarınca işlem yapılması gerektiği- Mahkemece; davacıya emsal olabilecek işçi saptanarak bu işçinin ücret bordrolarının davalı işverenden HMK’nın 220. maddesi kapsamında istenmesi, davacıya ait ücret bordoları ise kayden işveren görünen dava dışı şirketlerden HMK. mad. 221 kapsamında istenmesi, işverenlerin ellerinde bulunan kayıtları kesin süre içinde ibraz etmemeleri durumunda, HMK.'nun ilgili maddelerine göre işlem tesis edilerek ve bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak sonuca gidilmesi gerektiği-
Asıl ve birleşen davada davacı vekilince birleşen davada reddedilen kısma ilişkin bulunan iki adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalının defter kayıtlarını bu sebeple ibraz etmediği ileri sürüldüğü, Yargıtay bozma ilamına uyulduğu ve asıl ve birleşen davada davacı yararına usuli kazanılmış hakkın doğduğu da gözetilerek belgenin içeriği konusunda davacının beyanının kabul edileceği sonucuna varılarak birleşen davada reddedilen kısma ilişkin iki adet fatura yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği-
TTK'nın 83. maddesi ve HMK'nın 220/3. fıkrasına istinaden ticari defter ve kayıtların ibrazı için davalıya ihtarname tebliğine rağmen mazeretsiz olarak ticari defter ve kayıtları ibraz edilmediğinden, mahkemenin davacının hizmet bedeli ile ilgili beyanlarını kabul edilebileceğinin kanunen mümkün olduğu-
Somut olayda işe giriş çıkış kayıtlarının bulunmadığı dönem yönünden, mevcut delillerin değerlendirilmesi, çalışma düzeninin aynı olması prensibinden hareketle, kayıtlı dönemin, kayıtlı olmayan dönem için emsal olabileceği de gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Dava dilekçesinde talep edilmemiş olan dönemi de kapsar şekilde -HMK'nun 26. maddesine aykırı olarak- talep aşılarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu- İş Kanununda kayıt tutma yükümlülüğünün genellikle işverene verilmiş olduğu- Bordro tanzimi, mesai saatleri düzenleme, yıllık ücretli izin defteri tutma, çalışma belgesi verme gibi işçi alacakları konusunda işveren kayıtlarına dayanıldığında, bu kayıtları tutma zorunluluğu olan işverenin bu belgeleri mahkemeye ibraz etmesi, işverenin bu belgeleri ibraz etmemesi halinde ise 6100 sayılı HMK’nun 220. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği- Fazla çalışmaların her türlü delille ispat edilebileceği- İşe giriş çıkış kayıtlarının sunulmamasının davacı-işçi aleyhine yorumlanması gerektiği- Çalışma düzeninin aynı olması prensibinden hareketle, kayıtlı dönemin, kayıtlı olmayan dönem için emsal olabileceğinin gözetilmesi gerektiği-
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler nedeni ile sonradan düzenlenen sözleşmenin ilk sözleşmedeki prim(kardan pay alma), taraflar arasındaki hükmü ortadan kaldırıp kaldırmadığının çözümü için sözleşmelerin incelenmesi ve hukuksal sonucunun değerlendirilmesi gerektiği- İşçinin, kâr ve zararla ilgili bilgileri işverenden isteme hakkı bulunmadığı, işçinin alacağı kâr payının, safi kâr üzerinden hesaplanması gerektiği- Sözleşmeyle işçiye ücretle birlikte üretilenden, cirodan veya kardan belli bir pay verilmesi kararlaştırılmışsa, hesap dönemi sonunda bu payın, yasal hükümler veya genellikle kabul edilmiş ticari esaslar göz önünde tutularak belirleneceği- İşçi ayrıldığında proje veya iş tamamlanmamış, ancak dava tarihine göre tamamlanmış ve işveren bu işten dolayı kar etmiş ise, burada kardan pay almanın kıstelyevm esasına göre çalışılan süre ve çalışılmayan süreye oranlanarak belirlenmesi gerektiği- Hukuki nitelendirme ve yukarıda belirtilen ilkelere göre, davacının prim alacağına hak kazanabilmesi, başka bir ifade ile bu alacağın muaccel olması için primin dayanağı projelerin öncelikle tamamlanmış olması gerektiği-
Davacı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı dosya içeriği ile sabit olduğu, davalı taraf defterlerinin ibrazı ile ilgili olarak meşruhatlı ve ihtarlı davetiye tebliği ve kesin süre verilmek suretiyle defterlerin ibrazı halinde inceleme yapılıp neticesine göre karar verilmesi, defterlerin ibraz edilmemesi halinde ise HMK 220/3 fıkrası da dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiği- Harç yatırılmadığından ortada usulüne uygun bir karşı dava mevcut değil ise de davalının karşı dava dilekçesinde öne sürdüğü hususların mahsup talebi olarak değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği-
