Aksine ana sözleşmede hüküm olmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerine her toplantı günü için bir ücret verileceği, huzur hakkının, ana sözleşmeyle tayin ve tespit edilebileceği, ücret tutarı ana sözleşmeyle gösterilmemişse; genel kurulca tayin edileceği (eTTK. m. 333)- Angarya yasak olup, ayrıca bir vergi kaybı söz konusu olduğundan, bu konuda alınmış bir hüküm olmasa bile, yönetim kurulu üyeleri için uygun bir ücret verilmesi gerektiği- HMK'nun 219 ve 220. hükümleri gözetilerek, davacının huzur hakkı alacağı konusunda genel kurul karar defterleri ve davacı hakkında düzenlenen bordrolar getirtilerek ücretinin belirlenmesi, ücret ödendiğine dair bu belgelerde kayıt bulunamaması halinde; gerekirse bilirkişi aracılığıyla davacının ne kadar ücrete hak kazanacağının tespit ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Davalı borçlunun ticari defterlerinin, kapanış tasdiki olmaması nedeniyle lehe delil olamazsa da, kendi defterinde kayıtlı borç bakımından aleyhine delil olacağı- 6762 s. TTK. mad. 84 uyarınca hiçbir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşemeyeceğinden, faturaların davalı defterinde kayıtlı olmasının faturalar içeriğindeki malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturacağı- Faturalar içeriği emtianın teslim edilmediğini, faturaların usulsüz olduğunu davalı ispatlaması gerektiği- Dava konusu olmayan faturalara dayalı olarak tek taraflı alınmış tespit raporlarına, yine tarafları ve dava konusu farklı olan, yargılama aşamasında da bu yön gözetilerek bekletici mesele yapılmasından vazgeçilen dava dosyasındaki raporlara dayanılarak eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulamayacağı- Mahkemece öncelikle fatura içeriğindeki emtiaların teslim edilmediği ve faturaların usulsüz olduğu yönündeki iddiaya konu savunmanın davalı tarafça ispatlanması gerektiği gözetilip karar verilmesi gerektiği-
Dosya kapsamından davacıya yapılan ödeme konusunda ihtilaf bulunmadığı, ancak ödemenin hangi döneme ilişkin olduğu noktasında uyuşmazlık bulunduğu tespit edildiğine göre, ücretin ödendiğini ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu da göz önünde bulundurularak, öncelikle HMK’nın 219 ve 220 maddesine uygun olarak, varsa (işe başladığı tarihten itibaren) davacıya yapılan ücret ödemelerine ilişkin tüm kayıtların yeniden istenmesi, davacının 19.10.2009-01.09.2013 tarihleri arasında hak kazandığı toplam ücret miktarı belirlendikten sonra kayıtlara göre ödendiği belirlenen miktarın mahsubu suretiyle sonuca gidilmesi; aksi takdirde dosyadaki mevcut delillere göre ve ispat yükü üzerine düşen tarafın iddiasını ispat edip edemediği noktasında bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekeceği-
Öncelikle davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında tarafların alacağa hak kazanma koşullarına davacının bu koşulları gerçekleştirip gerçekleştirmediğine ilişkin beyanları alınması gerektiği, ayrıca belirtmek gerekir ispat yükü işçiye ait olmakla birlikte, bu noktada kayıtların ibrazı külfetinin davalı tarafa ait olduğu, davalı taraftan alacağa hak kazanmaya ilişkin düzenleyici hükümleri içeren kayıtlar ve hesaba ilişkin kayıtlar istenilerek, tarafların usulüne uygun dayandığı tüm deliller toplandıktan sonra delillerin bir arada değerlendirilmesi suretiyle, davacının performans prim ücretine hak kazanıp kazanmadığı konusunda bir karar verilmesi gerektiği-
Mahkemenin davalıya gönderdiği isticvap davetiyesinin ................ tarihinde tebliğ edildiği, isticvap davetiyesinde ticari defter ve belgelerini belirtilen kesin sürede ibraz etmediği takdirde dava konusu dayanak faturanın davalı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu hususunun kabul etmiş sayılacağı ihtarına rağmen davalının ticari defter ve belgelerini ibraz etmediğinden HMK'nın 220/3. maddesi uyarınca davacı tarafın ticari kayıtlarına göre sabit olan davanın kabul edilmesi gerekeceği-
Davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari kayıtlarında takibe konu alacağın kayıtlı olduğu anlaşılmış, davalıya HMK’nın 219. ve 220. maddeleri de dercedilerek isticvap davetiyesi çıkartıldığı, buna rağmen davalının ticari kayıtlarını ibraz etmediği anlaşıldığından davacı ticari kayıtları ile alacağın sabit hale geldiği anlaşılmakla itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacak nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkin davada, davacı ile davalı arasında bir hizmet ilişkisi bulunduğu, davacı tarafça bu hizmetin verildiğinin sabit olduğu ancak dosyaya ibraz edilen tutanaklarda verilen bu hizmetin ayıplı olduğunun ve gereği gibi ifa edilmediğinin davalı tarafından iddia edildiğinden verilen hizmet ve ayıplar üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekip, davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere HMK’nın 220. maddesindeki usule uygun olarak mehil verilmesi gerektiği-
HMK mad. 220/3 uyarınca ticari kayıtları ibraz etmek üzere davalıya isticvap davetiyesi çıkartıldığı halde davalı tarafça incelenmek üzere ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği ve mazeret de beyan edilmediğine göre davacının ticari kayıtlarındaki hususları kabul ettiği sonucuna varılması gerektiği, davalı tarafından kayıtları ibraz etmemesinden davalı lehine sonuç çıkartılması doğru olmadığı-
Davalının cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı hususunda bir tereddüt bulunmadığı, mahkemece, davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davacı dava dilekçesinde fazla çalışma ücreti talebini kanıtlamak bakımından işyeri kayıtlarına dayandığından, fazla çalışma alacağını ispat yükü işçiye ait olmakla birlikte, bu noktada kayıtların ibrazı külfeti davalı tarafa ait olduğu, davacının talebi doğrultusunda, davalı taraftan kayıtlar istenilerek, eksik belgeler toplandıktan sonra tüm delillerin bir arada değerlendirilmesi suretiyle, davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı konusunda bir karar verilmesi gerektiği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • kayıt gösteriliyor