Dava dışı borçlu şirketin müşterek imza ile yetkili ticari mümessilleri tarafından verilen vekaletname ile davacı borçlunun ticari vekil olarak atandığı, vekelatname içeriğine göre davacı borçlulara müşterek imza ile çek ve senet düzenleme yetkisi verildiği anlaşıldığından, takip dayanağı bonoların tanzim tarihi itibariyle davacı borçlular ile birlikte şirket adına bono tanzim etmeye yetkili vekil olduğu- Şirketi temsile yetkili temsilcinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imzanın bizzat kendisini sorumlu kılacağı-Ticari mümessilin temsil yetkisinin ticaret siciline tescili gerekirken; ticari vekilin temsil yetkisinin sicile tescil edilemeyeceği-
Kambiyo senetlerinde imzaların istiklali ilkesi geçerli olduğundan, kendi imzasını inkar etmeyen davacı keşidecinin, lehdarın imzasının sahte olduğuna dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağı-
Takip dayanağı bono üzerinde "şeklen" keşidecinin imzasının bulunduğundan, bu imzanın keşideciye ait olmamasının avalisti sorumluluktan kurtarmayacağı-
İmza inkarı bulunmayan keşidecinin, senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olmasının, diğer imza sahiplerinin ve senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu "imzaların istiklali ilkesi" uyarınca ortadan kaldırmayacağı-
Keşideci davacı tarafından çekteki lehdar cirosundaki imzanın sahte olduğu iddiası ile açılan menfi tespit davasında, 6762 sayılı TTK' nun 589. maddesi ; ''Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden helal gelmez.'' gereğince, 6762 sayılı TTK' nun 730/3. maddesi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanacak olup somut olayda, davacı keşideci, davaya konu çekteki kendi imzasını inkar etmediğinden, mahkemece uyuşmazlığın imzaların bağımsızlığı (istiklali) ilkesi gözetilerek çözümlenmesi gerekeceği-
Takibe konu bono şeklen geçerli olup, keşidecinin tüzel kişiliğinin bulunmaması halinin aval vereni sorumluluktan kurtarmayacağı, avalistin kambiyo senedinde şekle dair bir eksiklik olması halinde sorumluluğunun ortadan kalkacağı-
İmzaların istiklali ilkesi gereği aval verenin, imzası nedeni ile sorumlu olduğu, avalistin sorumluluğunun ancak kambiyo senedinde şekle dair bir eksiklik olması halinde ortadan kalkacağı, takibe konu bono şeklen geçerli olduğundan, imzanın keşideciye ait olmaması ya da tespit edilememesi halinde de aval verenin sorumluluğunun devam edeceği-
Takibe konu bonolarda keşideci olarak ... yazılı olup, senetler çift imza ile keşide edildiği- İmzalardan bir tanesi şirket kaşesi üzerine atılmış olup diğeri ise matbu olarak yazılan şirket isminin üzerinde değil, yanında açıkta imzalandığının görüldüğü- Bu durumda açığa atılan ikinci imzanın aval olarak atıldığının kabulü gerekeceği-
Dava konusu senedin, bir bononun şekil şartlarını tümü ile taşıdığı, borçlu imzasının davalı keşidecinin eli ürünü olmadığı, ancak senedin önyüzündeki keşideci imzası dışındaki imzanın diğer davacıya (avalist) ait olduğu anlaşılmış olup mahkemece dava konusu bono üzerindeki keşideci imzasının borçluya ait olmamasının davacı avalistin sorumluluğuna etkili bulunmayacağının gözetilmesi gerekeceği-
Senet metnine göre ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk bulunmadığı, imzaların istiklali ilkesi gereği davacı keşideci senetlerdeki keşideci imzasının eli ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile tespit ettirdiğinden senetler nedeniyle keşideci olarak sorumluluğunun bulunmadığı, ancak bu durumun lehtarı ve diğer cirantaları sorumluluktan kurtarmayacağı- Yerel mahkemenin, yetkili hamil karşısında lehtar ve diğer cirantaları da sorumluluktan kurtaracak şekilde senedin iptaline karar vermesi doğru olmadığından, hükmün düzeltilerek onanması gerekeceği-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • kayıt gösteriliyor