Bu tür davaların dinlenebilmesi için davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin bulunması, davanın beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olması gerekir. Bu ön koşulların gerçekleşmesi halinde İİK'nin 278., 279. ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Davalı (S)'nin maliki olduğu taşınmaz payını murisin ölümü üzerine tüm mirasçıların katılımı ile yapılan miras taksim sözleşmesi doğrultusunda kardeşi davalı (M)'ye temlik ettiği, anılan devrin alacaklıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı yapılmadığı sonucuna varılmaktadır. Öyleyse, Mahkemece iptali istenen tasarrufun davalı borçlu tarafından diğer davalı kardeşine alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapılmadığı dikkate alınarak sabit olmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru değildir.

KARAR Davacı, davalı Sıddıka Karasakal'dan 10.01.2012 tanzim, 28.02.2012 vade tarihli 46.100,00 USD bedelli bono nedeniyle alacaklı olduğunu, alacağın tahsili amacıyla Konya 7. İcra Müdürlüğünün 2014/1388 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatı ...