Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir. Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya, alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Malvarlığı borçlarına yetmeyen davalı (borçlu) (Ö) ile davalı üçüncü kişilerin kardeş/anne oldukları da göz önüne alındığında, davalı üçüncü kişilerin davalı borçlunun alacaklısından mal kaçırma kastını bildiği/bilmesi gerektiği İİK'nin 280/2. maddesi gereğince karine olarak kabul edilmiştir. Ancak bu karinenin aksinin ispatı mümkündür. Somut olayda davalıların karinenin aksinin ispatına ilişkin 12/11/2018 tarihli delil dilekçesinde bildirdikleri iki adet tanığının dinlenmediği, bu haliyle eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece davalıların bildirdikleri tanıklar dinlenerek ve sunulan deliller değerlendirilerek, davalı üçüncü kişilerin, davalı borçlunun mali durumunu, alacaklılara zarar verme kastını bildiklerine dair yasal karinenin aksinin ispat edilip edilemediği değerlendirilmeli, oluşacak sonuca göre nihai karar verilmelidir. 

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, borçlu Özden Taş olan 7 adet bonoya dayalı alacağını tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, borçlunun üzerine kayıtlı taşınmazlardaki hisselerini kardeşi, annesi ve kuzeni ...