Savunma hakkının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinde, “herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir...” biçiminde düzenlendiği, görüldüğü gibi iddia ve savunma hakkının kullanılmasının ancak, meşru vasıta ve yollardan yararlanmak suretiyle olması gerekeceği, tarafların yargı mercileri önünde iddia ve savunmalarını hiçbir endişeye kapılmadan serbestçe yapmalarının gerekeceği, bir davanın görülmesi sırasında taraflar veya vekillerince mahkemeye verilen dilekçelerde kullanılan sözlerin, kişisel hakları zedeleyici nitelikte bulunsa dahi iddia ve savunma sınırları aşılmış olmadıkça BK. 49. maddesi (şimdi; TBK. mad. 58) kapsamına giren bir haksız eylem olarak nitelendirilemeyeceği, ancak, savunmanın konusu dışında kalan ve savunma hakkı ile hiçbir ilgisi bulunmayan, hakareti kapsayıcı sözlerin bu kuralın sınırı dışında kalacağı-

Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kazan Asliye  Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23.12.1999 gün ve 1998/157 E- 1999/162 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üz ...