Mahkeme, yapacağı inceleme sonucunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse, itirazın kabulüne karar vereceği- İmzaya itiraz üzerine, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda söz konusu imzanın borçlunun eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde bir tespite gidilemediğinin bildirilmesi durumunda itirazının kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu raporun anılan kurumdan alınmış ve heyetçe düzenlenmiş olması yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ona üstünlük sağlamayacağından kesin kanaat bildirmeyen mevcut rapora göre sonuca gidilemeyeceği- Mahkemece yeniden uzman bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğu-
Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 23.01.2017 tarihli raporunda, yine Adli Tıp 1.Üst Kurulunun 08/09/2020 tarihli raporunda ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden Ruh Sağlığı ve Hastalıkları, Nöroloji Uzmanı ve Tıbbi Onkoloji Uzmanından alınan 15/07/2019 tarihli raporda S. Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Birimi tarafından düzenlenen 02.04.2012 tarihli Prof. Dr. ........... imzalı ayaktan hasta ruhsal değerlendirme formunun değerlendirilmediği, bu şekilde dosya içerisinde bulunan raporlar arasında çelişki oluştuğunun anlaşıldığı, mahkemece, miras bırakan ............'ın tüm hastahane kayıtları ile birlikte 02.04.2012 tarihli, 11.11.2014 tarihli, 12.11.2014 tarihli raporları ve murisin 24.10.2014-10.11.2014 tarihlerinde tedavi gördüğü doktorların takip notları da değerlendirilerek; murisin ölünceye kadar bakma sözleşmesinin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
4. HD. 24.04.2023 T. E: 2021/26744, K: 5517
İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı-
Trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle maddi tazminat istemi-
Davacı tarafça vasiyetnamenin iptali nedenleri arasında murisin vasiyetnameyi yaptığı tarih itibariyle vasiyetname yapma yetisine sahip olmadığı yönünde iptal nedenine dayanıldığı açık olmakla,mahkemece murisin hukuki işlem ehliyetine haiz olup olmadığı konusunda tüm deliller toplanarak, ehliyetsiz olduğu iddia edilen murise ait doktor raporları, tıbbi belge,film grafilerinin de getirtilmesi suretiyle Adli Tıp Kurumundan rapor alınıp,murisin vasiyetnameyi düzenlediği tarih olan .......... tarihi itibariyle hukuki işlem ehliyetine sahip olup olmadığının tespiti suretiyle hüküm kurulması gerekirken, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmadan,sadece dinlenen tanık beyanları doğrultusunda değerlendirme yapılması suretiyle hüküm tesisi yoluna gidilmesinin doğru olmadığı-
Davacı tarafın icra takibine konu beş adet bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açtığı, mahkemece 13.11.2013 tarihinde alınan bilirkişi kurulu raporuna göre imzaların davacıya ait olduğunun belirlendiği, itiraz üzerine 24.06.2014 tarihinde Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporuna göre imzaların davacıya ait olmadığının bildirildiği, her iki rapor arasında çelişki oluşması nedeniyle telafi edici olan 1. ve 2. raporu veren heyetler dışındaki kişilerden oluşacak yeni bir heyetten alınacak rapor ile imzanın davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi gerekirken tekrar 2. raporu veren Adli Tıp Kurumundan 2. raporu düzenleyen kişilerinde aralarında bulunduğu heyetten alınan rapora göre karar verilmiş olmasının doğru olmadığı-
Taraflar arasındaki ’itirazın iptali’ davasında mahkemece, kefaletnamedeki imzanın davalıya ait olduğunun kabul edilmesi karşısında, taahhütnamenin boş olarak doldurulduğu savunmasının dinlenemeyeceği, ne var ki senetlerde kefilin imzasının bulunmaması nedeniyle takip tarihine kadar işlemiş faizden sorumlu olmayacağına yönelik kararında; yargılama aşamasında herhangi bir bilirkişi görüşüne başvurulmaması, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamayacağından, tarafların gösterdikleri deliller toplanıp, konusunda uzman bilirkişilerden Yargıtay denetimine uygun rapor alınarak, davalı savunması değerlendirilmeli, kefalet sözleşmesinin kuruluşu sırasında kefilin sorumluluk limitinin gösterilmesinin sözleşmenin geçerlilik şartı olduğu gözetilerek, dava konusu kefalet sözleşmesindeki limit ile ilgili bölümün farklı kalemlerle sonradan yazılıp yazılmadığı aydınlığa kavuşturulduktan sonra oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekeceği-
Davanın, davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının bakiye tazminat talebine ilişkin olduğu-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.