Mirasbırakan, 4721 sayılı TMK'nın yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra ölmüşse, ölüme bağlı tassarruf, 01.01.2002 tarihinden önce yapılmış olsa bile şekli anlamda geçerliliğin, miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirleneceği- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; hangi ortamda, ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapılıp sonuca varıldığı açıklanmamışsa, ulaşılan sonucun maddi dayanakları denetime elverişli şekilde ortaya konulmamış olacağından bu nitelikteki bir bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulamayacağı-
Davada, mahfuz hisseye müdahale edildiği belirtilerek işlemin iptali talep edildiğine göre, tenkise ilişkin talep de bulunduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle karar verilmesi gerektiği-
Vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olduğu yönündeki iddianın ispatlanamadığmın mahkemece saptanarak kabul edilmiş olmasına göre, vasiyetnamenin iptali talebinin reddiyle ilgili verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Adli Tıp Kurumu raporuna göre vasiyetname aslı ibraz edilmediğinden ve vasiyetname içeriği yazıların miras bırakana ait olduğunun tespiti de mümkün bulunmadığından vasiyetnamenin iptal edilmesi gerektiği-
Vasiyetnamenin iptali istemiyle açılan davada tenkis isteğinin de bulunduğunun dikkate alınmasının ve sadece vasiyetname iptali değil tenkis isteği yönünden de değerlendirme yapılmasının gerekeceği-
Vasiyetnamenin iptali, olmadığı halde tenkis istenen davada tarafların dinlenmesini istedikleri tanık ve bilirkişinin veya yapılmasını istedikleri keşif ve sair işlemlerin masraflarını, mahkeme veznesine yatırmaya mecbur olduğu, hakim tarafından verilen sürede gerekli masrafı vermeyen tarafın talebinden sarfınazar etmiş olacağı-
Vasiyetnamenin saklı payları zedelediği iddiasının tenkis istemini de içermekteyse de, buna yönelik bozmadan kararından sonra yapılan duruşmada davacıların vekili "bizim talebimiz vasiyetnamenin iptaline ilişkindir, bozma ilamına uyulması da mahkemenin takdirindedir" şeklinde beyanda bulunmuş ve tenkise yönelik de talepleri olduğunu belirtmemiş olduğundan, direnme kararının isabetli olduğunun kabulü gerektiği-
3. HD. 10.05.2016 T. E: 2015/15582, K: 7383-
Vasiyetname düzenlerken, sulh hukuk hakiminin de MK. 532-535’de gösterilen şekil koşullarına uymak zorunda olduğu -
Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 23.01.2017 tarihli raporunda, yine Adli Tıp 1.Üst Kurulunun 08/09/2020 tarihli raporunda ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden Ruh Sağlığı ve Hastalıkları, Nöroloji Uzmanı ve Tıbbi Onkoloji Uzmanından alınan 15/07/2019 tarihli raporda S. Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Birimi tarafından düzenlenen 02.04.2012 tarihli Prof. Dr. ........... imzalı ayaktan hasta ruhsal değerlendirme formunun değerlendirilmediği, bu şekilde dosya içerisinde bulunan raporlar arasında çelişki oluştuğunun anlaşıldığı, mahkemece, miras bırakan ............'ın tüm hastahane kayıtları ile birlikte 02.04.2012 tarihli, 11.11.2014 tarihli, 12.11.2014 tarihli raporları ve murisin 24.10.2014-10.11.2014 tarihlerinde tedavi gördüğü doktorların takip notları da değerlendirilerek; murisin ölünceye kadar bakma sözleşmesinin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
