Teknik veya ekonomik bir gereklilik olmadan, başkasının yarattığı prestij ve emekten yararlanmak suretiyle tecavüze uğrayanın modüllerine eklenebilmek için aynı ölçülerde yapı taşları-modüller imal ederek bunları piyasaya sürmenin haksız rekabet teşkil edeceği-
ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucunda davacıların eşi ve babası olan M.İ'nin ölmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin davada; davacılar vekili tarafından dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesinde her bir davacı için ayrı ayrı tazminat talep edildiği, ancak Uyuşmazlık Hakem Heyetince her bir davacı yönünden ayrı ayrı hükmedilen miktarlar gösterilmeksizin toplam şekilde davacılar yararına tazminata hükmedilmesinin isabetli olmadığı-
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemi-
3. HD. 26.10.2016 T. E: 2618, K: 12164-
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir...
Sözleşmede kefillerin ana sözleşme ve devir sözleşmesinden dolayı kiracının kiralayana karşı sorumlu olduğu borcun 9.625,23 TL’ye kadar üstlenecekleri kararlaştırıldığı- İtirazın iptaline konu icra takibin dayanağının, alacaklı tarafından “....namına ..Finansal Kiralama A O. ya , kefil sıfatı ile yapılan kredi geri ödemelerin , diğer kefil olan borçlulardan (müştereken ve müteselsilen) rücuen tahsili- ...nolu ihtarına konu alacak- (.. İcra Müd. ..sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla)” şeklindeki bildirildiği- Takip dayanağı gösterilen ihtarnamede davacı alacaklı kefaleten ödenen meblağın muhatap hisselerine düşen ..’er TL olmak üzere ödenmesi istenmiş olup, yargılama sürecinde mahkemece alınan bilirkişi raporunda da kefillerin her birinin asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden sorumlu olacağı miktarlar ayrı ayrı belirtildiği- Kefillerin kendi aralarındaki iç ilişkide teselsül söz konusu olmadığı gibi, BK m. 488 hükmü ve HMK m. 2972 fıkrası gereğince, yerel mahkemece davaya konu kefalet ilişkisini düzenleyen sözleşmede davacı ve davalılar dışında müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yer almış dava ve takip dışı kişilerin de bulunduğu gözetilerek takibin devamı yönünde hüküm kurulurken aralarında müteselsil borçluluk ilişkisi bulunan kişilerin şahsi olarak sorumlu olacakları miktarın gösterilmesinin ileride infaz aşamasında doğacak tereddütlerin önüne geçmek yönünden gerekli olduğu-
Orman vasıflı bir taşınmazda gerçek veya tüzel kişiler lehine ipotek şerhi verilemeyeceği dikkate alınarak, bu talebin de kabul edilerek ipotek şerhinin terkinine karar verilmesi gerektiği- Bu talep yönünden olumlu olumsuz karar verilmemesinde; müdahalenin önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş olması nedeniyle, davada vekille temsil edilen davalı mirasçıları lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabet bulunmadığı-
Çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkin davada, taşınmazın maliklerine husumet tevcih edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra işin esasının incelenmesi gerekip yıkımına karar verilen merdiven alanı bakımından fen bilirkişi raporuna atıfta bulunulmaması, yıkılacak kısım ve miktarının hüküm yerinde açıklanmamış olmasının da infazda tereddüde yol açacağı-
Mahkemece verilen hükmün ilk bendinde, hükme esas alındığı anlaşılan bilirkişi raporu içeriği ve hangi hususlarının infaza konu olacağı tereddüde mahal vermeyecek açıklıkta belirtilmeksizin sadece; "Davacının davasının kabulüne" şeklinde hüküm kurulduğu görüldüğünden, mahkemece, HMK’nun 297. maddesine uygun olarak, her türlü tereddütten uzak, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar belirtilmek suretiyle açık ve net bir şekilde hüküm kurulması gerekirken, infazda tereddüte yol açacak şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Tapu iptali ve tescil davasında, iptal edilen yerlerin miktarı hükümde m2 olarak yazıldığından ve hükme esas alınan kıyı kenar çizgisi kroki üzerinde işaretlenmediğinden kıyı kenar çizgisinin tespit edilmesi gerekeceği-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
