Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda davacının almak istediği ismi yasaklayan bir hüküm bulunmadığına ve davacının çevresinde "Tereysa Anne" olarak tanınıp bilindiğine ve belgelerde de bu adı kullandığına göre, mahkemece davacı adının istem gibi düzeltilmesine karar verilmesinin gerektiği-
Dava konusu kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacakları bakımından davacının; çalışma süresini, kendisine en son ödenen aylık ücret miktarını, tazminat hesaplamasına esas alınacak aylık ücrete ek para veya parayla ölçülebilen sosyal menfaatleri, hak kazandığı izin süresini, çalışma süresi boyunca varsa kullanmadığı veya karşılığı ödenmeyen izin sürelerini belirleyebilecek durumda olduğu, bu halde, dava konusu kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacaklarının gerçekte belirlenebilir alacaklar olduğu ve dolayısıyla belirsiz alacak davasına konu edilemeyecekleri nazara alındığında, bu alacaklar bakımından hukuki yararın bulunmadığı-
22. HD. 25.03.2019 T. E: 2017/21462, K: 6543-
Davada hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı-
Uyuşmazlık; dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle dava konusu taşınmazların davalıya devrinde davacı ve müteveffa kardeşinin aldatma yoluyla iradelerinin sakatlandığı ve bu suretle aynı devre dair aşırı yararlanma iddialarının ispatlanıp ispatlanamadığı noktasında toplanmaktadır..
Beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemeyeceği- Kendisine satış ilanı tebliğ edilmeyen ilgilinin ihalenin feshini isteme süresinin, öğrenme tarihinden itibaren başlayacağı-
Çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin davada, yerinde yeniden keşif yapılarak sözü edilen hususların duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, aynı zamanda ziraat bilirkişisinden görüş alınarak taşınmazın ne zamandan beri ekilip sürülmediğinin saptanması, hasıl olacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekeceği-
Davacı dava dilekçesinde herhangi bir delile dayanmadığından, dayanılmayan delilin bildirilmesi için ön inceleme aşamasında verilen süre sonuç doğurmayacağı ve davacının süresinde bildirmediği tanıklarının beyanları kusur belirlemesinde dikkate alınamayacağı-
Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil istemi- Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlı olduğu- Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesinin de büyük önem taşımakta olduğu- Öte yandan miras bırakan sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırmak kastından söz edilmeyeceğinden olayda 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanamayacağı-
Anlaşma belgesine konu edilen alacaklar bakımından, arabuluculuk süreci başlamadan önce taraflar arasında uyuşmazlık çıktığına yönelik herhangi bir delil bulunmadığı, ayrıca, davacının çalışmasının ... tarihine kadar kesintisiz devam ettiği, uyuşmazlık konusu anlaşma belgelerinin tamamının iş sözleşmesi devam ederken düzenlendiği ve  anlaşma belgelerinin 6325 sayılı Kanun'un 18/5 hükmü bağlamında geçerli birer arabuluculuk anlaşma belgesi niteliğinde olmadığı-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.