Kefilin, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile borcun ödenmesini üstlenmiş olması halinde, alacaklının asıl borçluya müracaat ve rehinleri satmadan önce kefil aleyhine takipte bulunabileceği ( Not: Yeni TBK. m 586/I de yapılan yeni düzenleme ile; alacaklının müteselsil kefil hakkında icra takibinde bulunmadan önce borçluya gönderdiği ihtarın sonuçsuz kalması veya borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması gerekmektedir)-
Mahkemece hesap kat tarihi itibariyle tespit edilen miktar üzerinden, kredi sözleşmesi gereği öngörüldüğü şekilde tespit edilecek olan akdi ve temerrüt faizi oranları uygulanmak suretiyle, ipotekli taşınmazın satışından elde edilen bedel ve bir kısım davalıların kefaletlerinin kredi sözleşmesi kapsamında belirlenen bedele kadar müteselsil kefalet olduğu da gözetilerek denetime elverişli şekilde hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken; hükme esas alınan bilirkişi raporunun, bir kısım davalıların kefaletlerinin kredi sözleşmesiyle belirlenen miktara kadar olmak üzere aynı borç miktarı üzerinden müteselsilen olduğu dikkate alınmadan ve kredi sözleşmesinde açıkça belirtilmemesi nedeniyle ne şekilde %52,80 oranında akdi temerrüt faizi oranına ulaşıldığı belirtilmeden hazırlandığı, böylece vaki itirazları karşılamaya ehil ve denetime elverişli olmadığı-
Takip dayanağı ilamda; borçluların müşterek ve müteselsil sorumluluğuna karar verildiğinden ve dosya borcu diğer borçlunun banka hesaplarına konan hacizler nedeniyle ödendiğinden, müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla ödeme yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın iç ilişkide adına ödediği miktarlar için diğer borçlulara rücu hakkının bulunduğu-
Trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi-
Kesinleşen tasarruflar yönünden yeniden karar verilemeyeceği- İptal davalarında harç ve vekalet ücretinin hesaplanmasında, takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değeri karşılaştırılarak; miktar yönünden daha az olanın esas alınacağı-
Tazminat davası-
Yerinde yeniden keşif yapılarak hangi davalının nereyi kullandığının tanıklar yeniden dinlenmek suretiyle açıklığa kavuşturulması ve her bir davalı için el attığı bölüm yönünden el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiği- Aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan her davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğu, her birinin el attığı bölüm yönünden yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği-
Rücuen alacak davası-
22. HD. 14.03.2019 T. E: 1130, K: 6326-
Trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemi-
İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.
