Ecrimisil hak sahibi zilyedin kötü niyetli zilyedden isteyebileceği tazminat olup, harici satış bedelini alamayan davalının kötü niyetli kabul edilmeyeceği, verdiği bedel iade edilmeyen tarafın parası geri verilinceye kadar ecrimisil ödemekle yükümlü tutulamayacağı-
İtirazın iptali davasının, bir yıllık süreye tabi olduğu ve sürenin itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten başlayacağı- Borçlunun itirazının tebliğ edilmediği ve itirazın iptalinin kısmı dava olarak açılması halinde dava tarihiniden itibaren bir yıllık sürede ıslah yapılabileceği; aksi halde ıslah edilen kısım yönünden davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerektiği-
3. HD. 05.04.2016 T. E: 2015/5272, K: 5222-
Aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi bu mümkün olmadığı taktirde araç için ödenmiş olan bedelin ihtarname tarihinden itibaren işlemiş olan ticari faizi ile birlikte tarafına ödenmesi talepli davada, mahkemece, davacının davasını neye hasrettiği açıklattırılıp, seçimlik hakkını ne şekilde kullandığı sorularak, değişim mi yoksa sözleşmeden dönmek mi istediğinin açıklattırılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurması gerektiği-
Bölge Adliye Mahkemesi'nce, hüküm fıkrasında taraflar arasındaki sözleşmenin ekinde yer alan listelerdeki ariyetlere atıf yapılarak kabul kararı verilmişse de, davacı tarafça anılan listelerin sözleşme ekinde olmadığı, ancak teslim edilen ariyetlerin fatura ve teslim tesellüm listelerinin bulunduğundan bahisle itiraz edildiği, bu durumda mahkemece aynen iadesi kabul edilen ariyetlerin tek tek sıralanarak infazda tereddüt yaratmayacak biçimde hükme alınması gerekeceği-
Ticari satımlarda ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayalı her türlü davanın, satılandaki ayıp daha sonra çıkmış olsa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı (TTK. mad. 23/1; TBK mad. 231/1)- Makinelerin yenisi ile değiştirildiği ikinci teslim tarihleri ve dava açılış tarihi gözetildiğinde iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Uyuşmazlık, kiralananın bir kısmının hukuki ayıplı olduğu iddiasıyla kira sözleşmesinin feshedilmesinden kaynaklı ödenen kira bedelinin iadesi, kâr yoksunluğu ve yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir.
Davalı şirketin devir bedelini eksik ödemek suretiyle asli borcunu ihlal ettiğinden davalı tarafın iade talebinin zamanında yapılmadığını ileri sürmek suretiyle bağımsız bölümleri davacı şirkete iade etmekten (geri devretmekten) kaçınmasının hakkın kötüye kullanılması teşkil edeceği-
Kısmi alacak için açılan davada müddeabihin ıslah ile artırılan kısmına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekeceği, alacağın tümü için dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine hükmedilemeyeceği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.