Davacı şirketin ticari defterlerinde alacakla ilgili senetlerin yer alması ve taraflar arasında temel ilişki bulunduğunun da kanıtlanması halinde bildirilen alacağın masaya kayıt ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı–
Vergi dairesi tarafından terkin edilmiş veya vergi mahkemesince iptâl edilmiş vergi alacağının masaya kaydının istenemeyeceği–
Temel ilişkiye dayalı olarak müflisten alacaklı olduğu bilirkişi incelemesi ile gerçekleşmiş olan davacının alacağının masaya kayıt ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı–
E. davası niteliğindeki ve genel hükümlere tabi İİK. 308/b uyarınca açılan davada arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu-
Bilirkişi raporunda senetteki imzanın "...kuvvetle muhtemel ....'nın eli ürünü olduğu ...." tespitinin kesinlik içermediği, yeniden bilirkişi incelemesi talep etmediği ve  alacağın varlığını ispatlayacak başkaca delilde ileri sürmediğinden davanın reddi gerektiği-
MK.’nun 2. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralının amacının, hakime özel ve istisnai hallerde (adalete uygun düşecek şekilde) hüküm verme imkanı sağlamak olduğu, hakkın kötüye kullanılması yasağının, “şekle aykırılığı ileri sürme hak-kı” için de bir sınır teşkil ettiği–
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan mali müşavir bilirkişinin raporuna göre, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı şirketin kendi ticari defterlerine göre iflas tarihi itibariyle davalı müflis şirkete 3.919.367,09 TL borçlu olduğu, müflisin ticari defterlerine göre de müflisin davacı şirketten iflas tarihi itibariyle 5.474.406,64 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, davacının bizzat kendi ticari defterlerine göre davalı müflis şirkete borçlu bulunduğu, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının alacağını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
Davalılardan Şehmuz Adanır’ın 16/07/1998 tarihinde tüketici kredisi kullandığını, diğer davalıların da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kredinin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, 17.971,98 TL alacağın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline-
Mahkemece, tüzel kişiliği haiz Fon tarafından İİK hükümlerinden yararlanılarak düzenlenen ve idari işlem niteliğinde bulunan sıra cetvelinin dava konusu edildiği, davalı müflis TYT Bank iflas idaresinin TMSF adına tasfiye yürüttüğü, gerçek hasmın TMSF olduğu, bu cetvelde davacı tarafın alacağı ile ilgili alınan kararın iptalini amaçlayan davacının, alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı varsa cetvelin davacı alacağı ile ilgili kısmının iptali ile ilgili inceleme yapıp karar vermenin Adli Yargının görevi dahilinde olmadığı, anılan kararın iptali üzerine idarece yeni bir karar alınarak davacının alacağının cetvele kayıt ve kabulüne karar verileceğinin gözetilmemesinin doğru olmadığı-
Davacı tarafça imzalanmış olan makbuzların neye dayanarak ve hangi gerekçe ile verildiği hususunun denetlenebilmesi için bu makbuzların verildiği tarihleri de kapsayan ticari defterlerin tümünün getirtilerek Ticaret Kanunu uyarınca açılış ve kapanış tasdikleri de incelenip bu tarihler arası şirketin aktif-pasifleri üzerinde durularak, bir şirketin ihtiyacının karşılanmasını gerektirebilecek durumun olup olmadığı hususları da irdelenmek suretiyle davacının gerçek bir alacağın olup olmadığı saptanması gerektiği-

İpucu: Bu sayfada "etiketlenmiş" içerikleri görüntülemektesiniz. Arama sonucu sayfasında daha fazla sonuca erişebilirsiniz. İlgili kavramı tüm sitede aratmak ve bu sonuçları görüntülemek için lütfen tıklayın.