5253 sayılı Yasanın 32/k bendinde öngörülen onbeş günlük sürenin hak düşürücü nitelikte olmayıp, sadece dernek yöneticilerinin zaman kaybetmeden mahkemeye başvurmalarını sağlamaya yönelik ve başvurulmamasının cezai sonuçlara bağlandığı özel bir düzenleme olduğu-
Re’sen araştırma ilkesi uyarınca, il dernekler müdürlüğünden belgelerin seri numaralarının istenilmesi, seri numaralarının tespit edilememesi halinde ise belgelerin isimleri belirtilmek suretiyle zayi belgesi verilmesi gerekeceği-
5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 32/b bendinde düzenlenen adli para cezasının 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 558.maddesi ile idari para cezasına dönüştürüldüğü gözetildiğinde bu değişiklikten sonra, dernek genel kurul toplantılarının iptali istemine ilişkin davaların artık ceza mahkemesinde görülemeyeceği-
Davacı, davalı derneğin genel kurul toplantısında üyeliğine ilişkin durumunun görüşülmesini istemeden doğrudan dava açtığı ve davalı derneğin tüzüğünde de yönetim kurulu kararının kesin olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığından, dava şartı gerçekleşmeden yönetim kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Genel kurul toplantısı sırasında ve bilhassa denetsel ibra oylamasının yapıldığı sırada salonda tartışma çıktığı, oylamanın yenilenmesinin istendiği ancak bunun tekrarlanmadığı, bu ortamda muhalefet şerhlerinin tutanağa yazdırılması imkanının ortadan kalktığı, Türk Medeni Kanunu’nun 83. maddesinde ifade edilen genel kurul kararlarına katılmama durumunun gerçekleştiği halin icabından anlaşıldığından, davacıların genel kurul kararlarının yazıldığı tutanağa ayrıca muhalefet şerhi yazdırmalarına da yasal açıdan gerek bulunmadığı-
Türk Medeni Kanunu'nun 83. maddesinde yer alan düzenleme üyelere tanınmış bir hak iken, Türk Medeni Kanunu'ndan sonra yürürlüğe giren ve daha özel nitelik arz eden 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun mülki idare amirine kanuna ve tüzüğe aykırı yapılan genel kurul toplantılarının iptalini mahkemeden isteme olanağını getirdiği-
Genel kurul toplantısı sırasında ve bilhassa denetsel ibra oylamasının yapıldığı sırada salonda tartışma çıktığı, oylamanın yenilenmesinin istendiği ancak bunun tekrarlanmadığı, bu ortamda muhalefet şerhlerinin tutanağa yazdırılması imkanının ortadan kalktığı, Türk Medeni Kanunu’nun 83. maddesinde ifade edilen genel kurul kararlarına katılmama durumunun gerçekleştiği halin icabından anlaşıldığından, davacıların genel kurul kararlarının yazıldığı tutanağa ayrıca muhalefet şerhi yazdırmalarına da yasal açıdan gereğin bulunmadığı-
Davacı dernek, kendi yönetim kurulunun kararlarının iptalini istemiş ise de, kendi kararlarının değiştirilmesi yönünde yönetim kurulunda her zaman yeni bir karar alabileceği gibi, bu konunun dernek genel kurulunda görüşülmesini sağlayabileceğinden, davacı derneğin genel kurulunda da bu konuda alınmış bir karar bulunmadığından davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığı-
Genel Kurulunun iptal kararının kesinleşen delege seçiminde belirlenen delegelerle yapılması nedeni ile hukuka ve kamu düzenine aykırı olduğu ve bu sebeple söz konusu olağanüstü genel kurul toplantısının iptalinin, 2821 s. Sendikalar K. mad. 63'ün yollaması ile TMK. mad. 83/3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. ve 2. fıkrasındaki sınırlamalara tabi olmaksızın istenebileceği anaşıldığından, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Toplantıda hazır bulunan ve kanuna veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan her üyenin, kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde, her halde karar tarihinden itibaren üç ay içinde kararın iptalini isteyebileceği, genel kurul kararına katılmayan davacının kararın iptalini isteyebileceği-
