Mahkemece, borçlunun çek tazminatı, çek komisyonu ve ihtiyati haciz vekalet ücreti ile birlikte zamanaşımı itirazına yönelik itirazlarının da incelenmesi gerektiği-
İcra mahkemeleri, önlerine gelen takip hukukuna ilişkin şikayet, itiraz ve itirazın kaldırılmasına yönelik başvuruları takip hukuku çerçevesinde incelemekle görevli olup, aynı uyuşmazlığa ilişkin olarak genel yetkili mahkemede davanın (menfi tespit davasının) görülmekte olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı veremeyecekleri-
Gerekçe gösterilmeksizin şikayetin reddine karar verilemeyeceği-
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik iddianın mahkemede her türlü delille ispat edilebileceği, öncelikle duruşma açılarak şikayetçiye (borçluya) ve karşı tarafa (alacaklıya) delillerini mahkemeye ibraz etmeleri için imkan tanınmadan, dosya üzerinde yapılan inceleme ile karar verilemeyeceği-
Haciz tehdidi altında icra dosyasına para yatıran borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruyla "takibin iptaline" karar verilmesi halinde, borçlunun açtığı menfi tespit davasında verilen tedbir kararıyla "takibin durdurulmasına karar verildiği" gerekçesiyle dosyaya yatan paranın iadesine yönelik talebinin reddine karar verilemeyeceği- İcra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına dair tedbir kararının, alacaklının icra takibine devam etmesini önlemek için verilmiş olduğu ve borçlu aleyhine hüküm ifade etmeyeceği- İcra mahkemesi kararlarının infazı için kesinleşmelerinin zorunlu olmadığı-
"Satış talebinin reddine yönelik işlemin iptali"ne ilişkin şikayetin diğer borçlu yönünden de HMK. mad. 25, 26 gözetilerek incelenmesi gerektiği-
Şikayet davasında kararın gerekçesindeki anlatımların, somut olay ile ilgisi olmayıp, tamamen farklı bir durum ile ilgisi olduğu anlaşıldığından hükmün bozulması gerektiği-
Bölge Adliye Mahkemesince, ihalenin feshine ilişkin uyuşmazlıkta, "istinaf isteminin para cezası yönünden kabulü" ile düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilmesi gerekirken, yeniden esas hakkında karar verilmeksizin, ilk derece mahkemesince borçlu aleyhine hükmedilen para cezasının, yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği-
Borçlunun icra mahkemesine, birleştirilen dosya için verdiği itiraz dilekçesinde, sair şikayet ve itirazları ile birlikte, ikametgahını da belirterek yetki itirazında bulunduğu halde; anılan talep konusunda mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmadan sonuca gidilmiş olmasının isabetsiz olduğu- Mahkemece; öncelikle birleşilen dosyadaki yetki itirazını çözümlenmesi ve borçlunun yetki itirazı yerinde görülmez ise; işin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi; yetki itirazı kabul edilirse de bu durumda sair şikayet ve itirazların incelenemeyeceği hususu gözetilerek karar verilmesi gerektiği-
Tebligat mazbatasında, muhatabın adreste bulunmama sebebi ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği tespit edilmediğinden, yapılan tebliğ işleminin uusulsüz olduğu (Teb. K. mad. 21/1, Teb. Yön. mad. 30)- Bu durumda, uyuşmazlığın "gecikmiş itiraz" (İİK. mad. 65) kurallarına göre değil, Teb. Kanunu'nun 32. maddesine göre çözümlenmesi gerektiği- Borçlu vekilinin "gecikmiş itiraz" deyimini kullansa bile, mahkemece, borçluya çıkarılan ödeme emri tebliğ işleminin TK'nun 21/1. maddesine uygun olup olmadığının araştırılarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği-