Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve davaya konu genel kurulda alınan (5) numaralı kararla, görev süresi dolan yönetim kurulu üyelerinin yerine yenilerinin seçilmiş olduğu, Dairemizin 16.02.2021 tarihli 2020/1589 E., 2021/1257 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun'un 413 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün yönetim kurulu üyelerinin görev süresi dolmadan genel kurulca görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi halinde buna ilişkin gündem maddesinin finansal tabloların görüşülmesine ilişkin gündem maddesi ile bağlantılı olmasını öngördüğü aksi halde, yani dava konusu genel kurulda olduğu gibi görev süresi dolan yönetim kurulu üyeleri yerine yenilerinin seçimi halinde, bu gündem maddesinin finansal tabloların görüşülmesi ile bağlantılı kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla, davacılarca iptali istenilen yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin (5) numaralı, bağımsız denetçi seçilmesine ilişkin (8) numaralı ve yönetim kurulu üyelerine şirket konusu işlerle iştigal etmelerine ilişkin (9) numaralı kararların finansal tabloların görüşülmesiyle ilgili hususlar olarak kabul edilemeyecek olduğu- Bölge Adliye Mahkemesince, asıl dosya davacılarının iptalini talep ettikleri (5) numaralı karara usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koymadıkları belirtilmiş ise de genel kurula asıl dosya davacıları adına katılan vekillerin, oylamanın yapılmasından sonra söz alarak ilgili kararın görüşülmesi sırasında belirttikleri gerekçelerle dava açma haklarını saklı tuttuklarını beyan ettiklerinin ve bu beyanlarını tutanağa geçirttiklerinin anlaşıldığı, bu hale göre asıl dosya davacılarının (5) numaralı karara usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koyduklarının kabulü zorunlu olup Bölge Adliye Mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesinde isabet bulunmadığı, bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince, asıl davada (5) numaralı karara ilişkin ileri sürülen iptal sebebinin (1) numaralı bentte belirtilen gerekçeler doğrultusunda esastan karara bağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı- (9) numaralı karar, 1.174.941,332 adet ret oyuna karşılık 1.225.058,668 kabul oyuyla alınmış olup, ............'ın şirkette 629.098,668 adet payının bulunduğu, ..........'ın kendisine izin verilmesine ilişkin oylamada oydan yoksun olduğu gözetildiğinde adı geçene izin verilmesine ilişkin kararın alınamayacağı ve yok hükmünde olduğu, ...............'nün ise şirkette 6 adet paya sahip olduğu görülmekte olup, adı geçenin kendi lehine yapılan oylamaya katılmasının sonuca bir etkisi bulanmayıp kararın geçerli olduğu, bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, ............'a şirket konusu işlerle iştigal etmesine izin verilmesine ilişkin (9) numaralı kararın karar nisabı oluşmadığından yok hükmünde olduğu gözetilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı- Asıl ve birleşen dosya davacılarının, ..............'ın davaya konu genel kurulda yönetim kurulu üyesi olarak seçilen ........... Holding A.Ş. ve S. İnş. Tic..A.Ş.'nin hakim hissedarı olduğunu belirterek, bu şirketlere izin verilmesine ilişkin kararda da oydan yoksun olduğunu ileri sürdükleri, ancak Bölge Adliye Mahkemesince, .............'ın adı geçen şirketlerin hakim hissedarı olup olmadığı araştırılmadığı gibi hakim hissedarı olması halinde de 6102 sayılı Kanun'un 436 ıncı maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince bu şirketlere izin verilmesine ilişkin oylamada oydan yoksun olup olmadığının da değerlendirilmediği, bu itibarla Bölge Bölge Adliye Mahkemesince, bu bentte belirtilen hususlar hakkında inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı-
Davacı ortağın finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülüp karara bağlanmasından sonra 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca erteleme talebi ileri süremeyeceği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı- 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca toplantının ertelenmesi istenmesi ve toplantının ertelenmesi halinde artık finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülüp karara bağlanması için toplantı yapılması mümkün olmadığından bu yönde alınacak bir kararın yok hükmünde olduğu, bu durumda kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iptal yönünde hüküm kurulmasının doğru olmadığı- Davacı 2018 yılında yapılan ortaklar genel kurulu toplantılarındaki kararlarının hükümsüzlüğünün tespitini ve iptalini istediğinden mahkemece, kararların Kanun'a, ana sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına uygun olup olmadığının belirlenmesi, önüne gelen uyuşmazlıkta re'sen gözetilmesi gereken 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinde öngörülen oydan yoksunluk hususu ile aynı Kanun'un 447 nci maddesi uyarınca butlan sebeplerinin bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Davaya konu genel kurulun gündeminde yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin bir gündem maddesi bulunmadığı gibi genel kurulda da yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin herhangi bir karar alınmasa da, genel kurulun 4 numaralı gündem maddesiyle ilgili döneme ilişkin bilançoların onaylanmasına karar verilmiş olup 6102 sayılı Kanun'un 424 üncü maddesine göre alınan bu kararın, kararda aksi de belirtilmediğinden, yönetim kurulu üyelerin ibrası sonucunu doğuracağı ve örtülü ibra kararı niteliğinde olduğu- Davaya konu genel kurula ilişkin hazirun cetveli incelendiğinde, genel kurulun, şirket ortaklarından ............., .............. ve ................'un asaleten katılımıyla toplandığının, .............. ve .............'nın aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıklarının, şirketin beheri 1,00 TL itibari değere sahibi olan 200.000,00 adet hissesinin 129.694 adedinin ............'na, 34 adedinin ...............'ya ait olduğunun, toplantıya katılan diğer ortağın ise 1 adet paya sahip olduğu, uyuşmazlık konusu kararın toplantıya katılan ortakların oy birliğiyle alındığının anlaşıldığı, .............. ve ...............'nın bilançoların oylanmasına ilişkin 4 numaralı kararda oydan yoksun olup adı geçenlerin oyları çıkarıldığında karar nisabının sağlanamadığının ve kararın yok hükmünde olduğunun kabulü gerekeceği-
İptal edilebilirlikten farklı olarak yokluk ve butlan hallerinin, ilgilileri tarafından her zaman ileri sürülebileceği gibi bir davada dosyaya sunulan belgelerden anlaşılması halinde mahkemece de re'sen gözetilmesi gerekeceği, hal böyle olunca dava konusu gündem maddelerinin yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı- Genel kurula muhalefet şerhi içerir dilekçe sunan birleşen dava davacıları bakımından geçerli birer muhalefet bulunduğu gözetilmeden birleşen davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibrasında da oy hakkı kullanamayacağı açık olduğundan davacıların ortaklık paylarının nisabı, alınan kararların niteliği dikkate alındığında ihtiyati tedbir kararında teminat alınmamasının yerinde olduğu-
Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacaklardır ancak, somut olayda, davalı şirketin iki ortağı bulunduğu, davaya konu genel kurul toplantısına yalnızca aynı zamanda şirket yönetim kurulu başkanı olan kişinin katıldığı ve yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin (4) numaralı karar alınırken kendi ibrasında oy kullandığı, bu oy çıkartıldığında geriye ibrayı sağlayacak hiçbir oyun kalmadığı, bu nedenle anılan kararın yoklukla malul olduğu-
Anonim şirketin genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini talep eden kişinin öncelikle karara olumsuz oy vermesi ve bu muhalefetini tutanağa geçirtmesi gerektiği- İbra ve ibra edilmeme kararlarının ismi geçen bu yönetim kurulu başkanı ve üyelerince yapılan oylama sonucu alınmış olduğu, şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişilerin, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacakları dolayısıyla ibranın veya ibra edilmemenin yönetim kurulu başkan ve üyeleri dışındaki ortakların oylarıyla karara bağlanması gerektiği-
Vesayet altına alınmış bir ortağın vasisi sıfatıyla yönetim kurulu üyesinin ibra oylamasında vesayeten oy kullanıp kullanmayacağı-
Huzur hakkının her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi, aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebileceği- Ücretin miktarının ise, şirketin mali yapısı, bu yöndeki uygulaması, yönetim kurulu ve denetçilerin bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olması gerektiği- Yönetici ve denetçiler için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davalı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yönetici ve denetçilerin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulu ve denetçilerin harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kârdan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerektiği- Mahkemece, davalı şirketin defter ve kayıtları celp edilip, şirketin kapasitesi gözetilerek aynı sektörde faaliyet gösteren benzer büyüklükteki emsal şirketlerin yaptıkları ödemeler de nazara alınıp, bilirkişi incelemesi ile açıklanan şekilde araştırma ve değerlendirme yapılarak tespit edilmesi ve bunlara kıyasla bir kanaat oluşturulması gerektiği-
11. HD. 09.05.2018 T. E: 2016/9561, K: 3367-