Şikayetçinin tasarrufun iptali davasında taraf  konumunda olmadığı ve anılan davada, adı geçen üçüncü kişi hakkında verilmiş herhangi bir karar bulunmadığı sabit olup,  tasarrufun iptaline ilişkin alınan ilamın tarafı olmayan üçüncü kişi yönünden sonuç doğurmayacağı, tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşen ve İİK. mad 281/2 uyarınca verilmiş bir ihtiyati haciz kararı bulunmadığı gibi, bu doğrultuda şikayetçinin iktisabından önce konulmuş bir ihtiyati haciz veya haciz de bulunmadığından, şikayetçi, taşınmazı, tasarrufun iptali kararına istinaden konulan hacizle yükümlü olarak devralmadığına göre, şikayetçiye karşı hüküm ifade etmeyen tasarrufun iptali kararına istinaden kayden maliki olduğu taşınmaza adı geçenin iktisap tarihinden sonra haciz işlemi uygulanmasının  mümkün olmadığı- Taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlunun adına kayıtlı olması zorunlu olduğundan, şikayetçi icra takibinde borçlu sıfatı bulunmadığına ve  haciz tarihinde taşınmazların maliki olup tasarrufun iptali işleminde de taraf sıfatı olmadığından şikayetçi üçüncü kişiye ait taşınmazlar üzerine haciz konulması usul ve yasaya aykırı olduğu-
İİK. m. 36 çerçevesinde, takip konusu ilamı temyiz ettiğini bildirerek kendisine Yargıtay'dan tehir-i icra kararı getirmek üzere mehil verilmesini isteyen borçlu tarafından, dosya borcunun tamamının (asıl alacak ve fer'ilerinin) icra dairesine depo edilmiş olması halinde icra dairesince (ya da şikayet üzerine icra mahkemesince) "aşkın hale gelen (İİK. 85/III) hacizlerin kaldırılmasına" karar verilmesi gerekeceği-
Somut olayda, itirazın iptaline karar verilmiş olmakla ve itirazın iptali ilamının infazı için kesinleşmesi de gerekmediğine göre, alacaklının talebi üzerine taşınmazlar üzerine ikinci kez haciz konulmasında yasaya aykırılık olmadığından, mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekeceği- Taşınmazın üzerinde haciz varken, alacaklının talebi üzerine yeniden haciz konulmasıyla, önceki hacizden vazgeçildiğinin söylenemeyeceği-
Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmazlarından ve alacak ve haklarından borcu karşılayacak kadarının haczolunacağı-
Borçlular, hacizli mallarının satılmasını önlemek ve mevcut hacizlerin kaldırılması için takip giderleri ve faizleri ile birlikte borcun tamamını karşılayacak nakit parayı takip dosyasına yatırdıklarına göre, icra müdürlüğünce anılan teminatın kabul edilerek hacizlerin kaldırılması gerektiği-
"Taşkın haciz" şikayeti hakkında  icra mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu- Şikayetçi borçlunun diğer takip borçlusuna ait mallar üzerindeki haczin kaldırılmasına konusundaki şikayetinin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekeceği-
İİK. nun 85. maddesi uyarınca borçlunun mal ve haklarından, alacaklının ana para, faiz ve masraflar dahil tüm alacağına yetecek miktarının haczolunacağı, buna göre, dosya alacağının tamamının icra müdürlüğüne yatırılması halinde, mevcut hacizler aşkın hale geleceği gibi hacizlerin devam etmesinde alacaklının da hukuki yararı kalmayacağından kaldırılmaları gerekeceği-
Borçlunun mal ve haklarından, alacaklının ana para, faiz ve masraflar dahil tüm alacağına yetecek miktarı haczolunacağı- Borçlu vekili, her an paraya çevrilebilecek muteber ve kesin banka teminat mektubunu takip dosyasına ibraz ettiğine ve ayrıca haczedilen taşınmazın değerine göre teminatın kabul edilerek hacizlerin kaldırılması gerektiği-
Borçlunun, teminatsız ya da belirli bir taşınmaz ya da teminat mektubunun teminat olarak gösterilmesi karşılığında banka hesapları üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılması talebinin teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılması niteliğinde "aşkın haciz şikayeti" sayılacağı-
Taşınmazın 1/2 payının haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı bulunduğu ve şikayetçi üçüncü kişinin anılan taşınmaz payını hacizle yükümlü olarak satın aldığı anlaşıldığından, taşınmazın 1/2 payı üzerine alacaklı tarafından konulan haczin geçerliliğini koruduğu ve tüm sonuçları ile ayakta olduğu ayrıca, takibe konu borcun, önalım bedelinden fazla olması karşısında,hacizli taşınmaz payının elden çıkmasının ve alacaklı adına tescil edilmesinin üçüncü kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı; haczin, taşınmaz payına isabet eden önalım bedeli üzerinde devam etttiği, yani, alacaklının, üçüncü kişinin sorumluluğu altında bulunan hacizli taşınmaz payının dönüştüğü bedeli, üçüncü kişiden alma hakkına sahip olduğu; şikayetçiye ait olan önalım bedeli üzerine haciz işlemi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı-