Sermaye şirketi ortaklığı ile kooperatif ortaklığı aynı olmayıp, kooperatiflerde ortakların amacı karşılıklı yardım ve dayanışma ile kooperatifin amacını gerçekleştirmek iken, sermaye şirketlerinde asıl amacın kâr ve kazanç elde etmek olduğu ve bu nedenle kooperatif ortağının, 'kendisine konut verilmemesi' nedeniyle isteyebileceği tazminatın, 'iflas masasına kaydı mümkün alacaklardan olduğunun' kabulü gerektiği- "Kooperatif üyelerinin kooperatif sermayesi mahiyetinde ödedikleri bedellerin öncelikle kooperatifin borçlarının ödenmesi için kullanılacağı, iflas tasfiyesi sonucunda artan bedel kalırsa, kalan bu bedel üzerinde kooperatif üyelerinin payları oranında hak sahibi olabileceği, iflas sıra cetvelinin düzenlenmesi aşamasında üyelik aidatı olarak kooperatife konulan sermayenin masaya kayıt ve kabulünün mümkün olmadığı" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
Senetlerin ön yüzünde kooperatif kaşesi üzerinde yalnızca bir imza, diğer iki imzaların ise açıkta bulunduğu, noterliğin onayı ile alınan kooperatif kararında "yönetim kurulu olarak kooperatifin unvanı altında mührünün ilavesi ile Başkanın imzası yanına ikinci başkanlardan herhangi birisinin atacakları iki imza ile kooperatifin edileceğinin" belirtildiği uyuşmazlıkta, üç adet bononun düzenleyen kısmında ikinci başkanın bir adet imzası bulunmakta olup, bu imzanın da temsilcisi olduğu kooperatif adına atıldığının kabulü gerektiği, ikinci başkanın kooperatifin temsilcisi sıfatı ile kooperatif başkanı ile birlikte imzaladığı bonolardan kooperatifin sorumlu olduğu, ikinci başkanın şahsen sorumluluğunun bulunmadığı, borçlunun borca itirazının kabulü ile İİK’nın 169/a maddesinin 5. fıkrası uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği-
Menfi tespit davası-
İİK. mad. 277 vd. gereğince açılan tasarrufun iptali davasının, batıl tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde açılması gerekeceği (İİK. mad. 284), anılan süre hakdüşürücü süre olduğundan mahkemece davanın süresinde açılıp açılmadığının re'sen araştırılması gerekeceği- "Dava koşulu" yokluğu nedeniyle davanın reddi halinde davalılar yararın maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekeceği-
Kooperatif alacaklılarına karşı sadece kooperatifin sorumlu olması nedeni ile ve ortağın kooperatifle olan ilişkileri bakımından kooperatife karşı üçüncü kişi sayılamayacakları ve kendilerine İİK.nun 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderilemeyeceğine ilişkin şikayetin süresiz olarak ve kooperatif ortakları yada borçlu kooperatif tarafından yapabileceği-
Taraflar arasındaki alacak davası-
Taraflar arasındaki alacak davası-
Müflise ait tapuda kayıtlı olan taşınmazlardaki "iflâs şerhi"ni kaldırmaya yetkili (görevli) mahkeme- F. mülkiyete geçilen kooperatif ortaklarının taşınmazlarının tapu kayıtlarının her birinin üzerine, ayrı ayrı iflas şerhi konulmasının yerinde olmayacağı-
Taşınmaz henüz kooperatif adına tescilli iken kooperatif alacaklısı tarafından, kooperatifin borcundan dolayı taşınmazın tapu kaydına haciz konmuş olması halinde, taşınmazda bundan sonra hak iktisap edenlerin bu haczin sonuçlarına katlanmak zorunda oldukları-
  • kayıt gösteriliyor