Resmî memurun ilk olarak 'düzenleme şeklinde vasiyetname yapılmasını' isteyen vasiyetçiyi huzura alarak işleme başladığı, hemen sonrasında vasiyetçinin 'yanında tanık olarak gelenlerden' bilgisi altında vasiyetname şahitlerinin kimlik tespitlerini yaptığı, bu belirlemelerin ardından resmî memurun 'Önce vasiyetçi ... şu surette sözlerine başladı' şeklindeki beyanından sonra mirasbırakanın tasarruf iradesine yer verildiği, sonrasında resmî memur tarafından 'Yazılan vasiyetnameyi tanıklar önünde vasiyet edene okudum. Vasiyet eden yazılanlardan tamamen son ve hakiki arzularını kapsadığını söyledikten sonra,...' vasiyetçinin parmak izinin alındığı, bunun üzerine işlemin başından itibaren orada bulundukları anlaşılan şahitlerin 'Vasiyetname Karşıyaka İkinci Noteri ... tarafından yazıldıktan sonra vasiyet eden ... isimli kişiye önümüzde okuduğunu, adı geçenin vasiyetnamenin son ve hakiki arzularına uygun olduğunu beyan ettiğini ve kendisini bu işlemi yapmaya yeterli (tasarrufa ehil) gördüğümüzü bildiririz...' şeklinde beyanda bulundukları, dolayısıyla vasiyetname işleminin bir bütün olarak araya süre girmeksizin tanıklar huzurunda tamamlandığı, böyle olunca işlemde birlik ilkesine uygun şekilde düzenlenen resmî vasiyetname lehine yorum yapılması gerektiği, vasiyetnamenin bütününden vasiyet edenin beyanının tanıklar huzurunda yapıldığının açıkça anlaşıldığı, vasiyetnamenin geçerli olduğu- "Dava konusu vasiyetnamede tanıkların 'mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını' tevsik eden beyanlarının bulunmamasının vasiyetnameyi geçersiz kılacağı, TMK 535/2'de öngörülen şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmeyen vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi gerektiği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
7. HD. 05.12.2024 T. E: 1993, K: 5499
7. HD. 21.11.2024 T. E: 2023/5821, K: 5167
Mirastan feragat sözleşmesinin, miras sözleşmelerinin bir başka çeşidi olduğu ve bu yüzden resmi vasiyet şeklinde yapılması gerektiği- Vasiyetnamede tanıklarının, mirastan feragat sözleşmesinin taraflarının bu belgeyi okuduğunu, bunun son arzularını içerdiğine ilişkin beyanını kendi önlerinde yapıldığını, her iki tarafı beyanda bulundukları sırada tasarrufa ehil gösterdiklerini mirastan feragat sözleşmesine yazarak veya yazdırarak altını imzalamaları gerektiği (TMK mad. 534); bu kurallara uyulmaksızın düzenlenen miras sözleşmelerinin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Dava konusu vasiyetname düzenlenirken tanıklar, “mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını” beyan etmemiş olup; tanıkların TMK.nun 534/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde beyanı alınmaksızın işlem yapılmakla vasiyetnamenin bu haliyle kanunun aradığı şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmemiş olduğu-
Vasiyetnamede tanıkların, vasiyetçiyi ''tasarrufa ehil'' gördüklerini beyan etmelerinin vasiyetnamenin geçerlilik şartı olduğu ve eksikliği halinde vasiyetnameyi geçersiz kılacağı-
Mirastan feragat sözleşmesinin resmi vasiyetname şeklinde düzenleneceği-Vasiyetnamede tanıkların, mirastan feragat sözleşmesinin taraflarının bu belgeyi okuduğunu, bunun son arzularını içerdiğine ilişkin beyanını kendi önlerinde yapıldığını, her iki tarafı beyanda bulundukları sırada tasarrufa ehil gösterdiklerini mirastan feragat sözleşmesine yazarak veya yazdırarak altını imzalamaları gerekeceği,açıklanan kurallara uyulmaksızın düzenlenen miras sözleşmelerinin iptaline karar ve­rilmesi gerekeceği-
«Vasiyetnamenin iptali davası»nda, vasiyetnamenin içeriğine ay-kırı beyanda bulunan tanıkların ifadelerine değer verilemeyeceği -
«Okuyup yazma bilenlerle ilgili» vasiyetname tanziminde, vasiyetnamenin bütün sayfalarının tanıklar tarafından imzalanmasının vasiyetnameyi geçersiz kılmayacağı -
Okur yazar kişilerin de, okuma yazma bilmiyenler gibi, resmi vasiyetname düzenleyebileceği -
  • 1
  • 2
  • 3
  • kayıt gösteriliyor