"Rayiç bilançoya göre şirketin borç toplamının 125.362.651,95 TL olduğu, süreç içerisinde şirketin duran varlıkları, makine ve cihazlarının raporlandığı ve kıymet takdiri yapıldığı, şirketin 40.234.575,30 TL tutarında borca batık olduğunun anlaşıldığı, komiser raporunda rapor tarihi itibariyle 100,030.769,91 TL kamu borçları dahil toplam borçları olduğu belirlendiğinden şirketin rapor tarihi itibariyle de halen borca batık olduğu, şirketin ciroları ve karlılık durumu dikkate alındığında karlılığın %15-%20 seviyelerinde olduğu, gerek konkordatonun içerisinde gerekse önceki yıllarda kârlılığa bakıldığında 36 ay vadeyle borçlarını ödemesinin mümkün olmadığı, talep edenin konkordato projesinin faiz içermeyip güncel uygulanan banka faiz oranları enflasyon düzeyi dikkate alındığında faizsiz uzun vadeye yayılarak borçların ödenmesi taahhüdünün, borçluya alacaklılar üzerinden usulsüz kredi kullanımı sağlayacağı, talep edenin projesinde faiz ön görülse dahi faiz ön görülmeyen projeyi gerçekleştirebilme şansı bulunmayan talep edenin projede faiz ön görüldüğü takdirde bunun gerçekleştirilmesinin daha da imkansız hale geleceği, dolayısıyla projenin ve konkordato talebinin kabul edilebilir bir tarafı bulunmadığı, talep edenin rayiç bilançoya göre rapor tarihi itibariyle borca batık olduğu da anlaşılmakla şirket yetkilisinin duruşmada beyanları da alınarak konkordato talebinin reddi ile birlikte talep eden şirketin iflasına da karar verilmiştir" şeklinde mahkemece verilmiş olan kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Talep edenin borca batık olmadığı, talep edenin konkordato projesinde borçlarının önemli bir bölümünü kendi bünyesinde yaratacağı kaynaklarla, ticari alacaklardan elde edeceği tahsilatlar ve stokta yer alan malların ve taşınmaz satışından elde edeceği gelirlerle ödeyeceği taahhüdünde bulunduğunu, ancak geçici mühlet süresince davacının projeye göre 8.000.000,00 TL civarında satış yapması gerekirken 3.000.000,00 TL'nin altında satış yaparak projede gösterilen en önemli kaynaklardan biri olan ticari kârlara ulaşma ihtimalinin bulunmadığı, talep eden borçlunun geçici mühlet süresince alınan çeklerden 39.010.616,90 TL, alıcılardan 44.894.501,62 TL tahsil ettiği, bu tahsilatlarla verilen çeklerden 17.845.908,68 TL ile satıcılara olan borçlardan 35.559.580,99 TL ve alınan sipariş avanslarının 39.394.307,35 TL'sinin ödendiği, ayrıca talep edenin işletmesindeki 11.321.622,81 TL alacağından 8.041.117,88 TL'sini tahsil ettiği, bu haliyle talep eden borçlunun alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesine aykırı davranarak ödemelerde bulunup diğer alacaklıların zararına hareket etmesi nedeniyle borçlunun mal varlığının korunması gerektiği ve projenin başarıya ulaşma imkanı bulunmadığı" gerekçesiyle mahkemece verilmiş olan "konkordato talebinin reddi ile borçlunun iflasına" dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
İİK m. 177/4.b. uyarınca, borçlunun iflasına karar verilmeden önce dinlenmesi için mahkemeye çağrılması gerekeceği-
Konkordato tasdikini talep eden şirketin öngörülen kaynaklarının, konkordatoya tabi borçlarının tasfiyesine yetmeyeceği, şirketin ciddi kaynak açığı olduğu, konkordatonun başarıya ulaşma imkanının bulunmadığı ve şirketin borca batık olduğu gerekçesiyle mahkemece verilmiş olan konkordatonun tasdiki talebinin reddiyle şirketin iflasına dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Talep, konkordato projesinin tasdikine ilişkindir...
Talep, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir...
Talep, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir...
Mahkemece davacının borca batık olduğu gerekçesi ile iflasına karar verilmiş ise de İİK’nın 179. maddesi uyarınca doğrudan iflas sebebi olan borca batıklığın sadece sermaye şirketleri ve kooperatifler için mümkün olduğu- İİK’nın 308. madde atfı gereği İİK’nın 177 ve 178. maddeleri uyarınca gerçek kişi tacir yönünden bir iflas sebebinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği- Farklı bir iflas sebebinin bulunmaması halinde gerçek kişi tacir yönünden İİK’nın 179. maddesi uyarınca iflas kararı verilemeyeceği de dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Konkordatonun, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumu olduğu, konkordatonun amacının, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yarattığı- Borca batıklığın ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumu olduğu, şirketin borca batık durumda olup olmadığının TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edildiği- Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılmasının mümkün olduğu- Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmesi gerektiği- Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklığın sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmelerin de dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği-
Alacaklı banka tarafından alacaklılar toplantısından sonra iltihak süresi içinde konkordato projesine "ret" oyu verilmiş ise de; itiraz sebeplerinin tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirilmediği görüldüğünden mahkemece verilen tasdik kararını istinaf hakkı bulunmadığı- "Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında"; 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde belirtilen “itiraz eden alacaklı” deyiminden sadece tasdik duruşmasından önce itirazlarını yazılı olarak bildirerek tasdik duruşmasına katılan alacaklıların kastedilmediği, alacaklılar toplantısında ya da yedi günlük iltihak süresi içinde “Ret” oyu veren alacaklıların da kararı istinaf edebileceği, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklının kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklıların ise, tasdik kararının ilanından itibaren istinaf yoluna başvurabileceğinin düzenlendiği, alacaklılar yönünden kanun yoluna başvuru süresi ilandan itibaren başladığına göre, itiraz eden alacaklının tasdik duruşmasına katılma şartının aranmadığı, bu nedenlerle alacaklılar toplantısında ya da iltihak süresi içinde olumsuz oy kullanarak iradesini belli eden alacaklının kanun yoluna başvuru hakkının kabul edilmesinin gerektiği, bu sebeplerle kararın bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüşün Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
