Tebliğ memuru tarafından, muhatap borçlunun, adreste bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin borçlunun oğlu imzasına tebligat yapılmasının usulsüz olduğu-
İhale konusu taşınmazlardan 6 Parsel 3 bağımsız bölüm numaralı olanının 33.000,00 TL muhammen bedel ile satışa çıkarıldığı ve 90.500,00 TL üzerinden ihale edildiği, 12 Parsel sayılı olanının ise, 179.250,00 TL muhammen bedel ile satışa çıkarıldığı ve 203.500,00 TL üzerinden ihale edildiği görüldüğünden, anılan taşınmazlar yönünden zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, şikayetçinin, İİK'nun 134/8. maddesi kapsamında kendi menfaatinin muhtel olduğunu ispatlayamadığından ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığı- Şikayetçi borçlu adına gönderilen 24.12.2015 tebliğ tarihli satış ilanı tebligatının incelenmesinde; tebliğin "muhatabın çarşıya gitmesi nedeniyle aynı konut altında birlikte ikamet ettiklerini çalıştığını ehliyetli ve reşit olduğunu beyan eden oğluna tebliğ edilmiştir." şerhi verilerek TK’nun 16. maddesine göre yapılmak istendiği, buna göre, tebliğ işlemi şeklen usulüne uygun olsa da, şikayetçi borçlunun, tebligatı alan oğlu ile birlikte aynı çatı altında yaşamadıklarını ileri sürmesi karşısında, mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı- Mahkemece; şikayetçi, tebliği alan oğlu ile birlikte oturmadığını ileri sürmek suretiyle tebligat mazbatasında belirtilen maddi olguların aksini iddia ettiğine göre, borçlunun bu iddiası ile ilgili deliller toplanarak ispatlamasına imkan tanınması, satış ilanının tebliğ tarihi itibariyle tebligat gönderilen adreste borçlunun oğlunun borçlu ile beraber oturup oturmadığının, gerektiğinde zabıta araştırması da yapılarak incelenmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Borçluya, satış ilânının; "Emek Mah. Y. S. Cad. No:21/5 Akdağmadeni/Yozgat" adresinde, "muhatap tevziat saatinde adreste bulunmadığından adreste muhatapla birlikte sürekli olarak ikamet eden ehliyetli ve reşit kardeşi ........ imzasına tebliğ edildi." şerhi ile 20.06.2015 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, yasal düzenleme ve Yönetmelik hükümleri uyarınca, yapılan tebligat şeklen usulüne uygun olsa da, tebliği alan kişiye, aynı takip dosyasından yapılan 26.06.2015 tarihli satış ilanı tebliğ işleminin incelenmesinde; adı geçenin tebliğ adresinin; "Emek Mah. Y. S. Cad. No:19/9 Akdağmadeni/Yozgat" olduğu, dolayısıyla borçlu ile kardeşinin aynı konutta oturmadığı anlaşıldığından, tebliğ işleminin Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi gereğince usulsüz olduğu-
Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Tebliğ memuru, muhatabın adreste bulunmama sebebini, borçlunun adresinden geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığını, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceğini, dönecekse ne zaman döneceğini tevsik etmeden "dışarı gittiği" açıklaması ile yetinerek muhtara tebliğ ve 2 nolu fişin kapıya yapıştırılması ile tebliğ işlemini tamamlamış ve ayrıca, haber bırakılan komşunun kim olduğu açık bir şekilde tespit edilmeyerek, sadece imzadan imtina ettiğine ilişkin bir açıklama yazıldığı görüldüğünden, bu durumda anılan tebligatın, bu hali ile tebligatın usulsüz olduğu- Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunuyorsa, tebligatın bizzat muhatabın kendisine yapılması gerekmekte olup, Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde yazılı şartlar oluşmadan yapılan tebligatın usulsüz olduğu-
Tebligatı alan kardeşiyle birlikte aynı çatı altında yaşamadıklarını ileri süren borçlunun bu iddiasının araştırılması gerektiği- Tebligat parçasında yazılı olan hususun aksinin her türlü delille ispatlanabileceği-
Örnek 7 Ödeme Emrinin tebliğ edilmeye çalışıldığı durumda, tebliğ şerhine ait tebligat parçasında "muhatabın adreste bulunup bulunmadığı tevsik edilmeden, doğrudan aynı konutta birlikte oturan annesi imzasına tebliğ edildiği" görüldüğünden yapılan tebliğin usulsüz olduğu-
Ödeme emrinin, tebliğ memurunca, muhatap borçlunun adreste bulunup bulunmadığı ve muhatap yerine tebliğ yapılan şahsın tebellüğe ehil olduğu tespit ve tevsik edilmeksizin doğrudan aynı konutta kalan annesine tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu- Borçlu tarafından "annesi ile aynı konutta oturmadığı"na yönelik yapılan iddianın her türlü delille ispatlanabileceği- Tebliğ işleminin usulsüzlüğünün işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine yapılması gerektiği- Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılacağı ve bu durumda, aksine bir belge bulunmadığı sürece, muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihinin, tebliğ tarihi olarak kabul edileceği-
Tebliği alanın borçlu ile aynı konutta oturmadığı anlaşıldığından, tebliğ işleminin Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi gereğince usulsüz olduğu- Borçlulardan birine yapılan tebligatın diğer borçlu tarafından alınması halinde, tebligatın, hasma tebliğ yasağına ilişkin Tebligat Kanunu'nun 39. maddesi hükmüne aykırı olduğu-
İİK'nun 129. maddesindeki rüçhanlı alacaktan anlaşılması gereken satış yapılan dosya alacağına rüçhanlı alacaklar olduğu- Takip alacaklısının alacağı rüçhanlı alacak olmadığı halde, şartnamedeki muhammen bedelden farklı olarak taşınmazdaki 2. derece ipotek alacağı da dikkate alınarak belirlenmiş bir bedel ile ihale edileceğinin yazılması talep ve talibi azaltıcı nitelikte olduğundan ihalenin feshi gerektiği- Borçluların hepsinin karar başlığında gösterilmesi gerektiği- Satış ilanı, borçlunun adresinde bulunmadığı tespit edilmeksizin doğrudan aynı adreste bulunan farklı bir şahsa tebliğ edildiğinden tebligatın usulsüz olduğu ve usulsüz tebliğin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Tebligatın, muhatabın o anda evde olmaması sebebi ile muhatap yerine aynı evde ikamet eden oğluna tebliğ edilmiş olmakla, şeklen Tebligat Kanunu mad.16 'ya uygun olarak yapıldığı- Tebligat parçasında yazılı olan hususun aksinin her türlü delille ispatlanabileceği- Şikayetçi borçlu, şikayet dilekçesinde, tebligatı alan oğlu ile birlikte aynı çatı altında yaşamadığını ileri sürdüğüne göre, mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan karar verilmesinin isabetsiz olduğu- Kendisine satış ilanı tebliğ edilen şahsa aynı satış dosyasından ilgili sıfatıyla satış ilanı tebliğ edilmesi karşısında, hasma tebliğ yasağına ilişkin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 39. maddesi hükmüne göre bir değerlendirme yapılmamasının doğru olmadığı-