Belirli süreli olarak yapılan ancak; objektif şartları taşımadığı için belirsiz süreli olarak kabul edilen iş sözleşmesinde, kararlaştırılan süreden önce haksız feshe bağlı cezai şart hükmünün, belirlenen süre ile sınırlı olmak üzere geçerli olduğu-
Taraflar arasındaki sözleşmeye konu inşaatın yapılacağı taşınmaz üzerinde bulunan mevcut yapının 2. derecede koruma altına alınan kültür varlığı olduğu, Kültür Varlıkları Koruma Kurulunca yıkımına izin verilmediği bu nedenle sözleşmenin ifasının imkansız olduğu, bu imkansızlığın sözleşmenin yapılmasından önce varolan objektif imkansızlık olduğu anlaşıldığından, TBK. nmd. 27/1 uyarınca sözleşme batıl olduğundan taraflar edimlerini yerine getirmekten kaçınabileceği ve karşılıklı verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebileceği- Mahkemece birleşen davada yüklenicinin sözleşmenin yerine getirilmesi nedeniyle yaptığı masraflardan emlak bina vergisi, tabiat varlıklarını koruma vergisi gibi arsa sahibinin malvarlığında artı değer yaratacak masrafların belirlenerek verilmesi gerektiği-
İfa imkansızlığı sadece sözleşmenin tarafları bakımından değil de, aynı sözleşmeyi yapacak herkes için söz konusu ise buna "objektif imkansızlık", yalnız sözleşme tarafının tutumundan doğmuşsa buna da "sübjektif imkansızlık" denildiği- İmkansızlık, sözleşmeden sonra ve taraf kusurundan kaynaklanmışsa bu durumda "kusurlu imkansızlık" ve fakat taraf kusuru olmadan meydana gelmişse "kusursuz imkansızlık" olarak adlandırıldığı- (Dairemiz’in 12.11.2015 tarih 2015/3197 - 2015/11946 sayılı ilamı)- Mahkemece uyulan Yargıtay bozma ilamında, "davacının ileri sürdüğü hususların 'edimin imkansızlığı' olduğu, ve uyuşmazlığın eBK. mad. 20 ve 117 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği"  belirtilmesine karşın yetersiz olduğu anlaşılan bilirkişi raporu ve bu raporda yapılan tespitlere dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu- Yeniden keşif yaparak ve yeni bir bilirkişi heyetinden rapor ya da ek rapor alarak, uyuşmazlığın 818 s. BK. mad. 20 ve 117 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği-
İ. sözleşmesine ve buna bağlı işlemle alacaklı olan taraf, ödeme günü gelince alacağını elde etmek için dilerse; teminat için temlik edilen şeyi "ifa uğruna edim" olarak kendisinde alıkoyabileceği gibi; o şeyi, açık artırma yoluyla veya serbestçe satıp satış bedelinden alma yoluna da başvurabileceği- Sözleşme ile öngörülen ifa süresi içerisinde, sırf sözleşmeyi imkansız kılmak amacıyla muvazaalı olarak yapılan temliklerin yasal koruma altında tutulamayacağı- İ. sözleşmesi hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde bedel isteğine ilişkin davada; ceza dosyasının sonucunun beklenilmesi, borcun ödenmediği ortaya çıksa da TBK. mad. 97 uyarınca borç miktarını mahkeme veznesine depo etmesi için davacı tarafa süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
İ. sözleşmelerinin tarafları arasında, onların gerçek iradelerini ve akitten amaçladıklarını yansıtması bakımından geçerli olduğu, taraflarına Borçlar Kanunu çerçevesinde nispi haklarını talep etme olanağını verdiği- İ.lı işlem iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerektiği- Yazılı belgenin akitten önce ya da sonra düzenlenmiş olmasının sonuca etkisinin olmadığı- İ.lı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada davalı ile davacının oğlu arasında düzenlenen sözleşmede davalıya ödeneceği kararlaştırılan paranın ödenip ödenmediğinin açıklığa kavuşturulması, ödenmemişse mahkeme veznesine depo edilmesi için süre verilmesi, depo edildiği taktirde davanın kabul edilmesi gerektiği-
1. HD. 28.06.2018 T. E: 2015/11060, K: 11636-
14. HD. 26.06.2018 T. E: 1154, K: 4858-
İ.lı temlik sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi-
Taraflar arasındaki 13 parsele ilişkin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin, davalı dışında başka hissedarların bulunmasına rağmen bu kişilerin sözleşmeyi imzalamamış olmaları nedeniyle geçersiz olduğu ve bu nedenle taşınmazdaki dairelerin tapusunu istenmesinin söz konusu olamayacağı- Diğer maliklerin sözleşmeye muvafakat verip vermedikleri ve daha sonra bunlarla sözleşme yapılıp yapılmadığı ve sonuç olarak bu sözleşmenin geçerli hale gelip gelmediği konusunda yeterli araştırma yapılmadığından, belirtilen bu hususlarda yeterli araştırma yapılarak diğer hissedarlarla sözleşme yapılıp yapılmadığı veya muvafakat vermeleri sebebiyle geçerli olduğunun anlaşılması halinde bu kez davacı tarafa inşaatın yasal hale getirilmesi konusunda yeterli süre ve yetki verilerek yasal hale getirilmesi, yasal hale getirilmesi durumunda tarafların talepleri hakkında ayrıca karar verilmesi gerektiği- Davalının, gerek cevap dilekçesi gerekse imzası bulunan ve itiraz etmediği sözleşme uyarınca, dava konusu parselin 1/2 hissesine sahip iken, bunun yarı hissesinin bedelinin davacı tarafından kendisine verildiğini ve bunun davacıya ait olduğunu kabul ettiğine göre, davalının, hali hazırda adına kayıtlı 39/70 hissesinin yarısının ve davalının sözleşmeden sonra sattığı hisseleri de nazara alınarak bu hisselerin de yarısının davacıya ait olduğunun kabulüyle, davacı talepleri hakkında hüküm kurulması gerektiği-
İ. anlaşmasının varlığını kanıtlayacak yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge ibraz edilmemesi halinde ispatlanamayan davanın reddi gerektiği-