06.10.2018 tarihli Resmi Gazete'de Yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in kira sözleşmelerinde uygulama alanı-
Davalı şirkette çalışan öğretmen ve diğer pozisyonlarda iş sözleşmesi devam eden işçilerin, davalı şirket yetkilisinin "Alacaklarınıza karşılık gidip imza atın." şeklindeki çağrısı üzerine toplu olarak arabulucunun yanına gittikleri, arabuluculuk görüşmesine gidildiğinde Şirket yetkilisi tarafından bilgilendirme yapılacağı söylenerek davacıya arabuluculuk tutanağının imzalatıldığı, arabuluculuk görüşmesine davalı şirket servis aracıyla toplu olarak gidildiği, davacıya süreç ve içerik ile ilgili herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı gibi tutanak suretinin dahi verilmediği, toplantı süresinin oldukça kısa sürdüğü, davacıya verilen bilgiye göre yalnızca ücret alacağı kalemi üzerinden miktar konuşulmuşsa da arabuluculuk tutanağı içeriğinde tüm işçilik ücret alacaklarına yer verildiği, tek yanlı şekilde davalı işverenin emir ve talimatı ile hazırlanıp iş sözleşmesi devam ederken davacıya imzalatılan arabuluculuk tutanağının ve sürecin arabuluculuk ilke ve kurallarına aykırı düştüğü, davacının iş sözleşmesi devam ederken işverenin baskısı altında sözleşmeyi imzalamak durumunda kaldığı, dosya arasına alınan ihtarname gözetildiğinde davacının arabuluculuk tutanağından 2022 yılı Haziran ayında haberdar olduğu ve kısa bir süre sonra bu davayı açtığı, hak düşürücü sürenin işlemediği, tanık anlatımları, tutanağın davalı Şirket yetkilisinin başvurusu neticesinde, davacının iş sözleşmesi devam ederken yani davalı işverenin emir ve talimatı altında çalıştığı tarihte düzenlenmiş olması, arabuluculuk görüşmesine davalı işverene ait servis aracıyla toplu olarak götürülmüş olması, arabulucunun davalı Şirketin vekilliğine ilişkin vekâletnamesinin bulunması gibi hususlar dikkate alındığında davaya konu sürecin, tarafların eşitliği, arabulucunun tarafsızlığı ve gönüllülük ilkelerine aykırı şekilde yürütüldüğü, sonuç itibarıyla davaya konu arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesi gerektiği-
06.10.2018 tarihli Resmi Gazete'de Yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in kira uyuşmazlıklarında uygulama alanı-
Kesinleşen kök davadan sonra yapılan inanç sözleşmesine dayalı tazminat (ek dava) istemi-
Sözleşme konusu cihazın, teknik şartnamede belirtilen koşullarda tesliminin mümkün olmadığı, zira bu özelliklere sahip bir cihazın dünya çapında bulunmadığı, dolayısıyla konusu imkansız olan sözleşmenin kesin hükümsüz olduğu, davacının ticaret şirketi olduğu ve bu nedenle ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü altında olduğu, davalı idarenin ise uzmanlık gerektiren bir alanda kamu adına faaliyet yürüttüğü, bu yüzden taraflardan her ikisinin de sözleşmenin geçerliliğine etki edebilecek ve faaliyet alanlarını ilgilendiren hususlarda öngörü sahibi olmaları gerektiği- Bu itibarla, her ne kadar ortada kesin hükümsüz bir sözleşme olsa da tarafların sözleşme görüşmeleri kapsamında oluşan zarardan sorumluluklarının tespiti için yapılan değerlendirmede; sözleşmenin imzalanması ve teknik şartnamenin düzenlenmesi sırasında tarafların hava ve su soğutmalı cihazın üretiminin bulunup bulunmadığı hususunda gerekli özeni göstermediği, davalı idare tarafından sözleşme hükümlerine uygun davranılmadığı, davacının imkansızlığa rağmen bunu ileri sürmeyerek işe devam ettiği ve bilirkişi raporu ile birlikte tüm bu hususlar değerlendirildiğinde, tarafların eşit kusurlu olduklarına göre kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği-
Hizmet sözleşmesi gereğince ödenmeyen hak ediş bedellerinden kaynaklı alacağın tahsili istemi- Hakediş raporlarına usulüne uygun itiraz etmeyen davacının başkaca delillerle alacağını ispatlamak suretiyle fazladan ödediğini ileri sürdüğü işveren payından kaynaklı bedeli davalıdan talep etme hakkının bulunmadığı-
Taraflar arasındaki sözleşmede yapılacak binanın komple ticari alan olarak düzenlendiği, dosyada mevcut belediye yazıları ve dosya kapsamıyla sözleşmenin ifa imkanının bulunmadığı, sözleşme tarihi itibariyle sözleşmenin ifasının imkansız olduğu, kurulduğu tarihte ifası objektif olarak imkansız olmakla kesin hükümsüz olduğundan sözleşmenin feshine karar vermek gerekirken, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tek taraflı iade beyanıyla feshedilemeyecek olmasına rağmen davacı arsa sahibi tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı-
"İş sahibi aleyhine verilen kararın temyiz edilerek kararın Yargıtay tarafından esastan bozulması için temsil, hukuki yardım ve danışmanlık hizmetinin verilmesi" ve "kararın bozulması halinde 4.000.000 USD ödeneceğinin" kararlaştırıldığı avukatlık sözleşmesinde davacı avukat tarafından sağlanacak hukuki yardımın kapsamının belirtilmediği ve bu hali ile sözleşmenin TBK 26 ve 27 gereğince hukuka, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğu- Geçersiz avukatlık sözleşmesinden dolayı davacı avukatın vekâlet ücreti alacağının söz konusu olmayacağı ve davacı avukatın davanın başından beri verdiği emeğin göz önünde bulundurulması ve uygun bir vekâlet ücreti tayininin gerekliliği akla gelebilirse de, taleple bağlılık ilkesi karşısında, başkaca vekâlet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmayacağı-
Kira sözleşmelerinde kira bedelinin yabancı para olarak belirlenmeyeceği- İşbu kanun hükümleri ışığında; 12.09.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı, 06.10.2018 tarihli Resmi Gazete'de Yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 16.11.2018 tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 13.10.2020 tarihli Duyurusu ve meri yasal mevzuatın birlikte değerlendirilmesi gerekeceği- Bu hükümlerin kamu yararı düşüncesi ile çıkartılmış emredici nitelikte hükümler olduğundan aksine yapılan düzenlemeler ya da uygulamaların geçersiz olduğu- Kira sözleşmesinde belirlenen aylık kira bedellerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılmasının, aylık kira alacağını belirsiz hale getirdiğİ- İcra mahkemesince, "borçlu yönünden itirazın kaldırılması isteminin reddine" karar verilmesi gerekirken, "itirazın kaldırılmasına ve borçlu aleyhine asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının ...'dan alınıp davacı alacaklılara verilmesine " karar verilemeyeceği- İcra mahkemesince "itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin olmayan nedenlerle reddine karar verildiği için borçlular lehine asıl alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesi" nin de doğru olmadığı-
Franchising sözleşmesinin, sonradan marka hakkını devralan asıl davalı bakımından da geçerli olduğunun tespit edilmesine karar verilmesi- Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemi-