Prim borçlarının tahakkuku kazanç sağlanan döneme ilişkin olup, aylık bildirge yoluyla beyan ve ödemelerin tahakkuk dönemi olarak nitelendirilerek 4247 sayılı yasa kapsamında uygulama yapılmasının doğru olmayacağı-
18.2.2000 gün ve 1997/1 E, 2000/1 K sayılı Yargıtay İ.ları Birleştirme Kararında da itibari hizmet süresinin prim ödeme gün sayısına değil sadece sigortalılık süresine eklenmesi gerektiği-
18.2.2000 gün ve 1997/1 Esas, 2000/1 Karar sayılı Yargıtay inançları birleştirme kararında da açıklandığı üzere itibari hizmet süresinin prim ödeme gün sayısına değil sadece sigortalılık süresine eklenebileceği-
Dava, yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tesbitine ve yaşlılık aylıklarının tahsili istemine ilişkin olup; mahkeme davacı sigortalının talep tarihinde borcu bulunmasının davalı kurum görevlilerinin kusurundan kaynaklandığını ve yargılama sırasında bu borcun ödendiği gerekçesiyle istemin kabul edilmesinin yerinde olduğu-
Sosyal Sigortalar Kurumuna bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenilen hizmetin sona erdiği tarihi izleyen yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde açılmasının gerekeceği-
Davacının sigortalı kabul edilebilmesi için ücret alma şartının gerçekleşmesinin zorunlu olacağı, davacıya ücret ödendiğine dair yeterli delil ve belge ibraz edilemeden sonuca varılamayacağı, davacı tarafından ibraz edilen makbuzların da, doğruluğu resmi kayıtlarca belirlenmeden dikkate alınamayacağı, mahkemenin bu yönde inceleme yapmaması ve ücretlerin avukatın resmi defterlerine intikal edip etmediğini araştırmadan sonuca gitmesinin hatalı olacağı-
Ölüm aylığına hak kazanabilmek için toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmesinin gerekeceği, askerlikte geçen süreler kuruma borçlanılarak askerlik süresinin sigortalılık süresine eklenebileceği-
Davacının; 3201 sayılı kanuna göre borçlanma isteğinde bulunduktan ve primlerini de ödeyip kendisine aylık bağlandıktan sonra yurda kesin dönüş yapmadığı ileri sürülerek kesilen aylığının kaldığı yerden devam etmesini ve borçlanmanın geçerli olacağının tespitini istediği, davacı işçiye alman sigorta merciince yapılan ödemenin malulen emeklilik nedeniyle ve malullük aylığına mahsuben yapılan hastalık yardımı niteliğinde olduğu, bu hususun işçinin kesin dönüş yaptığının kabulü için yeterli olacağı-
Alman sigorta merciinden işsizlik sigortasından yardım alınmasının yaşlılık aylığının ve borçlanma işleminin iptalini gerektireceği-
Sosyal güvenlik kuruluşlarınca döviz ile değerlendirilecek sürelerin her bir günü için tahakkuk ettirilecek prim, kesenek ve karşılık borcu tutarının bir dolar olduğu, dövizin cinsi ve miktarının bakanlar kurulu kararı ile değiştirilebileceği, bu değişikliğin tahakkuk ettirilmiş borçların tamamını ödememiş olanların bakiye borç sürelerine de uygulanacağı, başka bir anlatımla, bakanlar kurulu kararı yürürlüğe girmeden önce tahakkuk ettirilmiş borçlarının tamamını ödememiş olanların bakiye borç sürelerine, sonradan çıkan bakanlar kurulu kararındaki artış miktarı uygulandığına göre, henüz tahakkuku yapılmamış borç miktarına, dövizin miktarını değiştiren bakanlar kurulu kararının öncelikle uygulanmasının gerekeceği-