İcra takip dosyasında hem borca hem de icra dairesinin yetkisine itirazı bulunmasından ötürü mahkemece öncelikle İ.İ.K. 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisine itiraz gözetilerek bir karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun adresinin, çekin keşide yerinin ve muhatap bankanın bulunduğu yerin Antalya olduğu, mahkemece borçlunun yetkiye itirazının kabulüne karar verileceği-
Borçlulardan birinin ikametgahındaki (onun için genel yetkili) icra dairesinde takibin yapılması halinde, borçlulardan birinin ikametgahında takibin başlatılabileceği ve bu durumda diğer borçluların yetki itirazında bulunamayacağı-
İhtiyati haciz kararını veren mahkemenin yargı çevresi içinde bulunan icra müdürlüğünün de yetkili olduğunun kabulünün zorunlu olacağı-
İlamlı icra takibi başlatabilecek olan alacaklı bunun yerine ilamsız icra ile takip başlatmak istemesi, borçlunun icranın geri bırakılması kararı alarak takibi durdurmasını bertaraf etmek veya ilamın bozulması halinde takibin durmasının ve sonrasında alacağın olmadığı ya da daha az olduğunun ilamla belirlenmesi halinde icranın iadesinin yolunu kapatmak olarak değerlendirileceği- İlamlı icra takibi yapabilecek iken ilamsız icra takibi yapılması dürüstlük kuralına aykırı olacağı- İlama dayalı olarak ilamsız icra takibi yapılamayacağı ve bu durumun kendiliğinden dikkate alınacağı-
Alacaklının para borcuna veya teminat verilmesine dair ilama dayalı olarak ilamsız icra takibi yapmasının İİK mad. 32'ye aykırılık teşkil edeceği gibi, dürüstlük kuralı ile de bağdaşmayacağından hukuk düzeni tarafından korunmayacağı-
Yetkili icra dairesinde yapılmış icra takibinin bulunmasının, itirazın iptali davasının dava şartlarından olduğu ve adliyelerin birleşmesi nedeniyle dava tarihi itibariyle takibin devam ettiği icra müdürlüğü yetkili icra müdürlüğü haline geldiğinden dava şartının gerçekleşmiş olacağı-
Davalının malları teslim etmemesi üzerine havale bedelinin iadesi için yapılan icra takibinin davalı yetki itirazında bulunmuşsa da, TBK. mad. 89/1 uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden davacının ikametgahı icra dairesinde takip yapılabileceğindeni, icra dairesinin yetkisine yapılan davalı borçlunun itirazının reddi gerekeceği-
Alacaklının ilamlı icra takibi yerine ilamsız icra ile takip başlatmak istemesi, borçlunun icranın geri bırakılması kararı alarak takibi durdurmasını bertaraf etmek veya ilamın bozulması halinde takibin durmasının ve sonrasında alacağın olmadığı ya da daha az olduğunun ilamla belirlenmesi halinde icranın iadesinin yolunu kapatmak olarak değerlendirileceğinden bunun İİK mad. 32 hükmüne aykırılık teşkil ettiği- İlamlı icra takibi yapabilecek iken ilamsız icra takibi yapılması dürüstlük kuralına aykırı olacağı-
