Şikayet konusu temliğin, ödeme emri tebliği olduğu ve itiraz süresi içinde gerçekleştirilmediği bilindiğinden İİK. mad.168 'deki sürelerin esas alınamayacağı- Temlikname tebliğinin, ödeme emri tebliğinin sonuçlarını doğurmayacağı- Borcu ödeyerek senedi alan temlik alacaklısının, senetteki diğer keşideci konumunda olan müşteki borçluya 1/2 oranında müracaat hakkı olduğu ve genel haciz yolu ile takip yaparak 1/2 senet bedelini diğer borçludan talep edebileceği-
Borçlar Kanunu'un 146 maddesine göre, borcun mahiyetinden hilafı istidlal olunmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan tediyeden birbirine müsavi birer hisseyi üzerlerine almağa mecburdur ve hissesinden fazla tediyede bulunan, fazla ile diğerlerine rücu hakkını haiz olduğu, birinden tahsili mümkün olmayan miktar, diğerleri arasında mütesaviyen taksim olunacağından, birinin borcun tamamını ödemesi halinde , kendi hissesine düşen miktar mahsup edildikten sonra diğerlerinin bakiye kalan miktardan kendi hisseleri oranında sorumlu tutulmaları gerekirken, davalının borcun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları doğru olmadığından, mahkemece davalının sorumlu olduğu miktar belirlenerek, bu miktarlar üzerinden hüküm kurulması gerekeceği-