Kart çıkaran kuruluşlar(bankalar) tarafından, kart hamilleri aleyhine açılan davalarda 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu m.44/2 uyarınca, HUMK’un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yapıldığı; HMK’nun 447/2. maddesi uyarınca bu atfın HMK’nun ilgili hükümlerine yapılmış sayılacağı; gerek HUMK’un göreve ilişkin 1-8. maddelerinde, gerekse HMK’nun 1-4. maddelerinde genel mahkemelerin görevlerinin düzenlenmiş olduğu; ticaret mahkemelerinin görevine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş olmasına, ticaret mahkemelerinin görevinin TTK'nun 5. maddesinde düzenlenmiş bulunmasına, 5464 sayılı BKKKK’nun 44/2. maddesinde ise TTK’nun göreve ilişkin hükümlerine herhangi bir atıf yapılmamasına göre 01.10.2011 tarihinden önceki davalar bakımından dava değerine göre sulh veya asliye hukuk, bu tarihten sonraki davalarda ise dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu-
Bankacılık Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemi-
İtirazın iptali davası-
İtirazın iptali davası-
Kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemi-
İtirazın iptali davası-
Davacının aracını alışveriş merkezine park ettiğini, akşam aracı almak için gittiğinde aracın yerinde bulunmadığının tespit edildiğini belirterek, aracın dava tarihindeki değerinin tahsiline karar verilmesini istediği davada, her ne kadar aracını kendisinin alışveriş amacıyla bıraktığını belirtmiş ise de, sabah 9.55 dan akşam 19.00 kadar alışveriş için aracın bırakılmasının hayatın olağan akışına ters olduğu, davacının oğlunun alışveriş merkezinin Pet-shop'unda çalıştığı ve polis ifadesinde aracı kendisinin bıraktığını beyan etmesi karşısında aracın alışveriş merkezinin kapalı otoparkına alışveriş amacıyla gelinip bırakılmadığı, alışveriş amacı olmadan kendiliğinden mağazanın oto parkına aracın bırakılması ile tam bir sözleşme ilişkisinin kurulduğunun söylenemeyeceği; uyuşmazlığın incelenmesinde taraflar arasında 4077 sayılı kanunda belirtilen şekilde akdi ilişki bulunmadığından uyuşmazlığın genel mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerektiği-
Taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, 4077 sayılı Yasa uygulanarak Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılıp, davanın esası hakkında karar verilmesinin hatalı olduğu-
Davacının konut olan bu yeri oturmak amacıyla satın aldığı anlaşıldığından, davacı tüketici yüklenicinin temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasının gerekeceği-
Dava; takibe konu ticari kredi niteliğindeki genel kredi sözleşmesinden doğan uyuşmazlığın çözümlenmesinde ticaret mahkemesi görevli olduğu halde, bu husus gözetilmeksizin, dosya içeriğindeki dava dışı kişiye ait tüketici kredisi ödeme planı dikkate alınarak “görevsizlik kararı” verilmesinin bozmayı gerektireceği-