Bir borçlu hakkında ancak bir kez iflas kararı verilebileceğinden, «davalı hakkında başka (veya ayni) mahkemede iflas kararı verildiği»nin bildirilmesi halinde, bu kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılarak, eğer kesinleşmemiş ise, bu kararın kesinleşmesinin «bekletici mesele» yapılması eğer kesinleşmiş ise, açılan (görülmekte olan) davanın «konusu kalmadığından reddine» -ya da «konusu kalmadığından, karar verilmesine mahal olmadığına» şeklinde- karar verilmesi gerekeceği—
"Takiplerin durmasına ve düşmesine" ilişkin İİK. 193'deki düzenleme ile "borçlunun iflâs masasına girecek mallarının azaltılması (haczedilmemesi ve satılmaması)"nın amaçlanmış olduğu
İflâstan önce borçluya karşı yapılmış olan rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplere, iflâstan sonra iflâs masasına karşı devam edileceği- İflâs masasına girecek rehinlerin, mülkiyeti müflise ait olan mallar olduğu, borçlunun (müflisin) borcunu temin için üçüncü kişilerin vermiş olduğu rehinlerin müflisin iflâs masasına girmeyeceği, bu nedenle alacaklının üçüncü kişi- rehin veren hakkında takip yapmasında yasaya aykırılık bulunmadığı
İflâs tarihinden önce, hacizle yükümlü olarak mülkiyeti üçüncü kişiye geçen taşınmazın iflâs masasına dahil edilemeyeceği ve bu taşınmaza yönelik başlamış olan icra takibinin devam edeceği
Müflis aleyhine, iflâstan sonra doğmuş borçlarından dolayı masa dışında kalmış malvarlığına karşı takip yapılabileceği, bu durumun İİK. 193/III hükmünün kapsamı dışında kaldığı
«Mal Beyanında Bulunmama» Suçu (İİK. 337/I) - İflâs kararının verilmesiyle, müflis aleyhindeki takiplerin duracağından ve iflâs kararının kesinleşmesi ile bu takipler düşeceğinden, mal beyanında bulunmamış olan müflisin İİK 337'ye göre cezalandırılamayacağı (Hakkında "iflâs kararı" verilmiş olan sanığın (borçlunun=müflisin) "mal beyanında bulunma" suçundan dolayı cezalandırılamayacağı)–